Gazetecilikte fikri takip önemlidir. Bu da bir fikri takip yazısıdır.
NEFES’in 3 Ocak 2025 tarihli nüshasında “Biz teğmenlerle uğraşırken” başlıklı bir yazı yazmıştım.
Yazının konusu Millî Savunma Bakanlığı’nın 25 Aralık 2024 günü yaptığı hazır gıda alım ihalesiydi. İhalede Mehmetçiğin kullanması için 115 çeşit ve 13 milyon 360 bin 520 adet hazır yemek paketi satın alınmıştı.
İhale tutarı 969 milyon lira olmuştu. Ancak sektörde aynı işi yapan ancak ihaleye davet edilmeyen bazı şirketler, bu tutarın 504 milyon 700 bin lira olmasının mümkünlüğüne dikkat çekmişti.
Ben de bu rakamlardan yola çıkarak ihalenin açık yapılması halinde 361 milyon lira tasarruf edilebileceği, ama davet usulü yapıldığı için maliyetin anormal şekilde yükseldiği yorumu yapmıştım.
***
Yazım yayınlandıktan sonra MSB’nin Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yetkililer beni arayıp görüşmeye davet ettiler.
Genel müdür ve bir albay bana uzun uzun nelere dikkat ettiklerini anlattılar. Mehmetçik için en kalitelisini aldıklarını, ucuza alıp çöpe atmaktansa genel marketlerde satılan kaliteli ürünleri tercih ettiklerini, çok sıkı denetimler yaptıklarını ifade etmişlerdi.
Ancak bu görüşmeden sonra ilginç bir gelişme yaşanmıştı ve bir kalem iptal edilmiş, diğer kalemlerde de indirim yapılmış, maliyet 795 milyon liraya düşmüştü.
Yani devletin cebinde 174 milyon lira kalmıştı.
Benim yazımla ilgisi var mıydı bilmiyorum ama yazımdan sonra devletin kasasında 174 milyon liranın kalması beni ziyadesiyle memnun etmişti.
***
Bu arada Diyarbakır Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan, mayıs ayında MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü olarak atandı.
Herkes, Zikrullah Bey’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yakınlığından yola çıkarak eleştirdi. Zikrullah Erdoğan’ın ilk icraatlarından biri de temmuz ayında hazır gıda ihalesini yapmak oldu.
25 Aralık 2024’te yapılan ihaleyle, Zikrullah Bey’in yaptığı ihaledeki fiyatları karşılaştırdım. Bakın ne buldum:
İlk sütundaki 2025 Ocak fiyatlarıyla ikinci sütunda gördüğünüz Temmuz 2026 fiyatları arasındaki büyük farkı gördünüz mü?
Normal şartlarda 2025 fiyatına 18 aylık resmi enflasyonu ekleseniz, örneğin ezogelin çorbanın en az 60 lira olması gerekiyordu. Döner fiyatının da en az 233,77 lira olması lazımdı.
Buna karşın ezogelin 19,25 liraya, döner 121,75 liraya düşmüş.

***
Peki bu işin sırrı ne?
Çok basit: 2025’te sadece 4-5 şirket ihaleye davet edilmişti. Ancak 2026’da yapılan ihaleye 2025’te değişik bahanelerle dışlanan şirketler de davet edildiler. Onlar da işin içine girince rekabet arttı, kâr marjları düştü ve kazanmak isteyen şirketler fiyat kırmak durumunda kaldılar.
***
Şimdi gelelim yazımın başlığındaki tebriğin sahibine ve sorunun muhatabına bakalım:
- Tebrik, yeni genel müdür Zikrullah Bey’e...
Bu ülkede hem tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumuş, hem Mehmetçiğin sırt çantasında sağlıklı kaliteli ürün taşımasını sağlamış. Genç bir kamu yöneticisinin baş döndüren rakamların döndüğü bir ihalede kamunun çıkarlarını koruması, gerçekten özlediğimiz bir tablo.
- Soru ise Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e...
18 ay önceki fiyatlar bugünkü fiyatların ortalama iki katı görünüyor.
Eğer Zikrullah Bey bu fiyatlarla ihale yapabildiyse, önceki ihalelerdeki rakamlarda bir anormallik yok mudur?
2026 Temmuz’daki fiyatlar 2025 Ocak’taki fiyatların yarısı kadar. Oysa 2025 fiyatlarına sadece 18 aylık resmi enflasyonu ekleseniz fiyatlar 2025’e göre yüzde 51 artacaktı.
***
Özetle, yetim hakkı, kamu harcaması söz konusu olunca mercimek çorbası, karabuğday yemeği deyip geçmemek lazım.
Zikrullah Bey’in bu şekilde devam etmesini diliyorum.
Bakan Güler’den de tatmin edici bir yanıt bekliyorum.