Geçenlerde İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullarda uygulamayı planladığı güvenlik önlemlerini irdelemiş ve “bu kafayla zor” demiştim.
Bugün de hükümetin yeni teşvik paketine mercek tutmak istiyorum.
Malumunuz, yeni bir ekonomik teşvik paketi açıklandı. Pakette benim altını çizdiğim üç unsur var. Gelin önce bu üç unsurun detaylarına bakalım:
1-) Türkiye’deki ihracatçıların vergi yükünü azaltmak:
Türkiye’de mevcut uygulamada, imalat yapıp ürünlerini ihraç edenler yüzde 25 kurumlar vergisini yüzde 20 olarak ödüyordu. Bu rakam yüzde 9’a düşürüldü. Bu kurumlar vergisinde yüzde 55 indirim demek.
İmalatçı olmayan ihracatçılar da yüzde 25 olan kurumlar vergisini yüzde 20 ödüyordu. Yeni paketle vergi oranı yüzde 14 olacak. Bu da yüzde 30’a varan bir kurumlar vergisi indirimi demek. (2026 bütçesinde 1 trilyon 613 milyar TL kurumlar vergisi öngörülüyor. Bu verginin yaklaşık yüzde 20’sinin -323 milyar TL- ihracatçı matrahından geldiği söylenebilir. Yeni paketle bu verginin yüzde 55’i yani 175 milyar TL’si indirilmiş olacak.)
2-) Türkiye’ye (özellikle de İstanbul Finans Merkezi’ne) yabancı şirketleri çekmek:
Halihazırda transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım-satımına aracılık faaliyetleri yapan şirketlerin kazançlarından yüzde 50 indirim yapılıyordu.
Yeni paketle İstanbul Finans Merkezi’nde indirim yüzde 100’e çıkarıldı. Yani İFM’nde ticaret yapanlar kazançlarından hiç kurumlar vergisi ödemeyecek. İstanbul Finans Merkezi dışında yapılan transit ticarette de kazancın yüzde 95’i kurumlar vergisi matrahından indirilecek. Yani 100 liralık kazancı olan bir şirket kazancının sadece yüzde 5’i vergilendirilecek ve böylece 100 lira kazançta vergi 1,25 liraya kadar düşecek.
Bu düzenlemenin amacı savaş nedeniyle Dubai’den Doha’dan kaçan büyük şirketleri İstanbul Finans Merkezi’ne ve Türkiye’ye çekmek.
3-) Türkiye’ye yabancı sermaye çekmek:
Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye gelmesi halinde, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları Türkiye’de vergilendirilmeyecek. Yalnızca Türkiye’de elde ettikleri gelirlerden vergi alınacak. Ayrıca bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisi yüzde 1 uygulanacak. Normalde veraset ve intikal vergisinde oranlar matraha göre daha yüksek dilimlere çıkabiliyor.
Ayrıca yurt dışındaki para, altın ve menkul kıymetlerin belirli süre içinde yüzde 2-3 gibi düşük bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkân sağlanacak. Beyan edilen varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağı iddia ediliyor.
***
Şimdi gelin bu üç unsurun Türkiye’ye yatırım ve sermaye getirip getirmeyeceğini irdeleyelim.
Öncelikle şunu soralım:
Bu indirimler yeni yatırım mı getirecek yoksa zaten var olan ve ihracat yapan şirketlere büyük bir vergi sübvansiyonu mu olacak?
Benim yanıtımı tahmin edebilirsiniz.
Çok büyük ihtimalle ikincisi olacak.
Bunun sonucu da hali hazırda bireysel ve dolaylı vergilerinin yanında kuş kadar olan kurumlar vergisinin pireye dönüşmesi olacak. Devlet hem açıktan vergi kaybedecek hem getirilecek paraları denetleme hakkından vazgeçecek. Geçmişteki varlık barışı uygulamalarında Avrupa mafyasının kara parasıyla birlikte mafya örgütleri de İstanbul’a akın etmişti.
***
İkincisi olacağını nereden mi biliyorum?
Vergi teşviki elbette çok önemli ve değerli bir katkı.
Ancak yeni yatırım için vergi indirimi yetmez.
Üretimin ve ihracatın artması için yeni yatırıma ihtiyaç var. Bu da finansman desteğiyle olur. Şu anda Türkiye’deki yüksek faiz, finansmanın maliyetini anormal bir şekilde yükseltmiş.
Yeni yatırım için ülkenin öngörülebilir olması da şart. Türkiye’de hukuk devleti ilkeleri hiçbir şekilde işlemediği için öngörülebilirlik neredeyse sıfır. Yarın ne olacağını kimse kestiremiyor. Kur Merkez Bankası rezervleri eritilerek sabit tutuluyor ama faizlerin, enflasyonun ne olacağı konusunda hiçbir tahmin ***
Özetlemek gerekirse, yeni teşvik paketi vergi indirimi uygulamasıyla yine şirketlere servet transferine ve yurt dışına Türkiye’den götürülmüş ya da yurt dışındaki kaynağı belirsiz bir miktar sermayenin Türkiye’ye denetimsiz ve vergisiz getirilmesi olacak.
Ücretliden, emekliden, küçük esnaftan, vatandaştan vergiyi yüksek oranlarda hem de kaynağında ya da alışveriş sırasında alan devlet; yurt dışındaki kayıt dışı veya kaynağı belirsiz varlığa sadece yüzde 2-3’lük vergi uygulayacak. Kurumlar vergisinin yüzde 20’sini ödeyen ihracatçı şirketlerin vergileri ise yüzde 55 civarında indirilecek.
Bu kesinlikle AK Parti iktidarının kimden vergi alınacağına, kimin vergisinden vazgeçeceğine dair sınıfsal tercihi.
Türkiye ekonomisi, ihracatçısı bu paketle de bu kafayla da zor kurtulur!