Aşağıda TBMM’ye sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin dilekçesinin ön sayfası var.

Bu sayfa dahi büyük başarı - Resim : 1

Sonda söyleyeceğimi başta söylemek istiyorum:

Bu sayfanın kendisi dahi başlı başına çok büyük bir başarıdır.

Zira 2023 yılındaki genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bu isimlerin ortak bir yasa teklifinden yan yana geleceğini söyleseler “Şaka mı? Zaytung haberi mi?” diye sorardık.

Baksanıza,

İlk sıra: Tülay Hatimoğulları, Devlet Bahçeli, Numan Kurtulmuş.

İkinci sıra: Tuncer Bakırhan, Celal Adan, Efkan Ala

Üçüncü sıra: Pervin Buldan, Feti Yıldız, Abdullah Güler

Dördüncü sıra: Mithat Sancır, Erkan Akçay, Özlem Zengin

Beşinci Sıra: Gülistan Kılıç Koçyiğit, Filiz Kılıç, Muhammer Emin Akbaşoğlu

Son sıra: Sezai Temelli, Abdulhamit Gül, Leyla Şahin Usta, Bahadır Yenişehirlioğlu.

***

Zaten fark etmişsinizdir ama ben yine de biraz açayım.

İlk sırada DEM Parti, ikinci sırada MHP ve üçüncü sırada AK Parti temsilcilerinin ismi yer alıyor.

Daha ilginç bir detaya dikkatinizi çekeyim:

MHP adına hem Genel Başkan hem TBMM Grup Başkanı Devlet Bahçeli’nin imzası var. AK Parti adına (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Genel Başkan olsa da milletvekili olmadığı için grup başkanı olarak imzacılar arasında yok) grup başkanı Abdullah Güler’in imzası yer alıyor. Peki DEM Parti’nin Grup Başkanı kim? Resmi kayıtlarda Tuncer Bakırhan. Ancak DEM Parti’nin tüzüğü gereği kadın erkek eşitliği açısından “eş başkan” uygulaması söz konusu ve bu nedenle Bakırhan’ın yanında Tülay Hatimoğulları da eş genel başkan ve eş grup başkanı. Normal şartlarda teklifte sadece Tuncer Bakırhan’ın imzası yer alırdı. Ancak Tülay Hanım’ın da imza atması, DEM Parti’deki fiili eş başkanlık uygulamasının belki de resmiyetteki ilk kabulü olabilir.

Bir dönem eş başkanlık uygulamasını dahi terör örgütünün dayatması olarak görenlerin bugün eş başkanlarla aynı teklife imza atması dahi Türkiye için büyük ilerleme.

***

NEFES’teki dünkü yazımda yasa hakkında genel bir bilgi vermiştim. Şimdi alenileşen teklifin gerekçelerine ve maddelerine tek tek dikkatinizi çekmek istiyorum:

Yasanın genel gerekçesinde,

- Terörün sona ermesi, kamu güvenliğinin artırılması, ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlanması, güvenlik harcamalarının eğitim, bilim, teknoloji ve üretime yönlendirilmesi gibi hedeflerin gözetildiğine dikkat çekiliyor.

- Terörle mücadele konusunda yalnızca güvenlik politikalarının değil, demokratikleşme ve temel haklar alanındaki reformların etkili olduğuna işaret ediliyor.

- Ceza adalet sisteminin ise yalnızca cezalandırmayı değil, kamu güvenliğini, yeniden suç işlenmesini önlemeyi ve hükümlülerin topluma kazandırılmasını amaçladığı vurgulanıyor.

- Bu düzenlemenin mahkumiyetleri ortadan kaldıran, suçların niteliğini değiştiren, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir af düzenlemesi olmadığı özellikle vurgulanıyor.

***

Diğer taraftan yasanın hayata geçirilmesi “PKK/KCK’nin fiilen sona erdiğinin, elindeki tüm silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin MGK kararıyla Resmî Gazete’de yayımlanmasına” bağlı olacak.

Yasanın en önemli maddelerine göre ise,

- PKK/KCK suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda, “örgüt kurma ve yönetme”, “üyelik”, “bilerek ve isteyerek yardım”, “Propaganda” ve “örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar” bakımından “erteleme” mekanizması getirilecek. Kasten adam öldürme suçunu işleyenlerle suçu 2005’ten önce işlemiş olanlar dışında PKK/KCK’lıların kesinleşmiş cezaları da ertelenecek. Erteleme süresinde yeniden suç işlenirse verilen bütün haklar ortadan kalkacak. Erteleme süresi (ceza süresine göre 5 yıl veya 10 yıl) vukuatsız geçerse ceza ortadan kalkacak.

- İstinaf ve Yargıtay’daki dosyalar erteleme kapsamına girerse dosyalarda bozma kararı verilerek dosyaların yeniden ilk dereceye dönmesi öngörülüyor.

- Süreci “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Kurulu” değerlendirecek. Kurul gözlem raporlarını inceleyecek. Gerekirse yeni adli, idari ve yasal düzenleme önerilerinde bulunabilecek. TBMM’ye düzenli bilgi verilecek. TBMM’de ayrıca kanunun uygulanmasını izleyecek ve tavsiyelerde bulunacak bir İzleme Komisyonu kurulacak.

- Silah ve mühimmat teslimi ayrıntılı şekilde kayıt altına alınacak.

- Kanundan yararlanmak isteyenlere MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde başvuru yapma şartı getirilecek.

***

PKK’lıların topluma kazandırılması amacıyla böyle bir açılım yapılması iktidar açısından son derece büyük bir fedakârlık. Dilerim PKK’lılar kendilerine sunulan bu avantajın farkındadırlar.

Farkında olmaları gereken bir başka detay da şu:

PKK’lıları aramıza salacak bu yasa, toplumda büyük tepki yaratacaktır ve iktidar bu tepkileri göze alarak bu adımı atıyor.

İktidarın farkında olması gereken detay da şu:

Türkiye’de gazeteciler, yayıncılar, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu üyeleri, muhalif belediye başkanları hakkında bu kadar kolay tutukluluk kararları verilirken, onlarca fikir insanı, siyasetçi cezaevlerinde gün sayarken PKK’lıların aramıza salınması yasa teklifindeki “toplumsal barış” ruhuna pek uymayacak. O nedenle de Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu’nun bir ayağı hep havada kalacak.