Çok kıymetli okuyucularım.

27 Ağustos 2026 günü yayınlanan bir haber arada kaynadı gitti. Şöyle diyordu:

“2021’den bu yana gündemde olan Kur Korumalı Mevduat hesaplarında para kalmadı. Tüm KKM hesapları kapandı.”

Kimse bu afili cümlenin üzerinde yeterince durmadı. İktidar zaten meseleyi bir an önce kapatma peşindeydi. Biz de umursamadık.

Şimdi gelin meselenin anlaşılır bir özetini yapalım ve konuyu kapatıp kapatmamaya birlikte karar verelim.

***

20 Aralık 2021 günü, gülen gözleri aklımızdan çıkmayan Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, akut gelişen kur krizini önlemek için yeni bir “finansal ürün” açıkladı. Adını “Kur Korumalı Mevduat” koymuşlardı.

Şöyle çalışıyordu bu ürün:

Mudiler paralarını KKM hesabına yatırıyordu. TL faizini alıyordu. Ek olarak da kur artışından kaynaklanan değer kaybını devlet (Hazine ve TCMB) telafi ediyordu. Çok kısa sürede tasarruf sahipleri TL vadeli mevduata geçti, vade sonunda banka faizini aldı, aynı dönemde döviz kuru artışı faiz getirisini aşmışsa aradaki fark da Hazine veya TCMB tarafından kendilerine ödendi.

***

Şimdi gelin KKM’nin ne getirip ne götürdüğüne bakalım:

Dolar kuruna etkisi: İlk gün adeta devre kesici gibi çalıştı, panikle ortaya çıkan aşırı döviz talebini frenledi ve bankacılık sisteminde TL cinsi mevduatın payını artırdı. Dolar kuru bir gecede 18’den 11’e düştü. 10 gün sonra dolar kurunun yıl sonu değeri 13.33 lira olmuştu.

Ancak bu ilk sonuç kalıcı olmadı. Yüksek enflasyon, rezerv kullanımı ve makro ihtiyati tedbirler nedeniyle kur yeniden yükseldi. Dolar kuru,

2022 sonunda 18.70;

2023 sonunda 29.44;

2024 sonunda 35.22;

2025 sonunda 42.86’ya yükseldi.

(Bugün, 31 Ağustos 2026 itibarıyla piyasa fiyatı yaklaşık 48.20 TL.)

KKM faturasının hesabını kime soracağız? - Resim : 1

***

Enflasyona etkisi: 2021 sonunda gelişen kur şoku önlenmese, belki dövizdeki artış ithal ürünlerin enerjinin ara mallarının maliyeti artacaktı. Merkez Bankası verilerine göre dövizdeki yüzde 10’luk artış, bir yıl içinde enflasyona yüzde 1,6-2,5 puan yansıyabilirdi. Ancak kurun yeniden artması, ithal ürünlerin, enerjinin, ara malların maliyetini yeniden yükseltti ve bambaşka bir sonuç ortaya çıktı.

KKM’nin kur farkı ödemeleri nedeniyle de sisteme TL likiditesi eklendi. Faizlerin düşük seyretmesi nedeniyle talep enflasyonu arttı. TÜFE TÜİK’in rakamlarına göre,

2021’de yüzde 36.08

2022’de yüzde 64.27

2023’te yüzde 64.77 oldu.

Seçimlerden sonra Nebati’nin yerine göreve gelen Mehmet Şimşek, “akılcı” bir politika izleyeceğini duyurup KKM’ye mesafe koydu ve dezenflasyon programı uygulamaya başladı. Enflasyon,

2024’te yüzde 44.38

2025’te yüzde 30.89

2026 Ağustos ayı itibariyle yüzde 31.75 oldu.

***

Millete maliyeti: Hazine’nin doğrudan KKM ödemesi 2022’de 92.5 milyar TL, 2023’te (sorumluluk TCMB’ye devredilene kadar) 59.5 milyar TL oldu. Ayrıca 2022’de TCMB’nin üstlendiği kur etkisi 72.8 milyar TL olarak açıklandı. Merkez Bankası’nda, 2023’te 833.4 milyar TL, 2024’te 240.2 milyar TL, 2025’te 166.5 milyar TL tutarında ‘TL dönüşümlü KKM + döviz dönüşümlü KKM + diğer döviz kazandırıcı işlemler (YUVAM, fiziki altın)’ gideri oluştu. 2022-2025 arası toplam maliyet 1.466 trilyon lira oldu. O yılların ortalama döviz kurları dikkate alındığında bu rakamın 60 milyar doları bulacağı ifade ediliyor.

***

86 milyonluk ülkemizde KKM’den faydalanan yatırımcıların (özel/tüzel kişi) sayısı ne kadardı biliyor musunuz?

3 milyon.

Onlar da 2023 yılında KKM hesaplarına tam 143 milyar dolar yatırmıştı.

Bu da yaklaşık 6.9 trilyon dolar demek. Bugün “ülkedeki mevduatların yüzde 95’i sadece 3 milyon kişiye ait” diyoruz ya...

Muhtemelen bu 3 milyon kişiden söz ediyoruz.

AK Parti iktidarının eseri işte tam da bu!

KKM çıktığında enflasyon yüzde 36’ydı şimdi yüzde 32.

Dolar kuru 18 liraydı, şimdi 48.2.

Mevduat faizler yüzde 15-18 seviyesindeydi şimdi yüzde 45-45 civarında.

Ekonomiyi düzeltmeyen ama zengini daha zengin yoksulu daha yoksul yapan bir icraat.

Şimdi sıra şu sorunun yanıtını bulmakta:

“20 Aralık 2021 günü sürpriz bir kararla hayatımıza giren KKM sayesinde 21 Aralık sabahı 11 liradan dolar toplayanlar, onları KKM hesaplarında değerlendirip hem TL faizi hem kur farkı alanlar, yani cebimizden 1,466 trilyon lira çalanlar kimlerdi acaba? Biz o 1.466 trilyon liramızın hesabını kimden soracağız?”