YENİ Parti Özgür Özel’i dün telefonla aradım. Kendisi Kars’a inip Ardahan’a geçiyormuş. Tam ben aradığım sırada doğup büyüdüğüm Susuz ilçesine giriyorlarmış.

Yanındaki üç arkadaşına “Burazı Deniz Zeyrek’in ilçesi değil mi” diye sorduğunda telefonunun ekranında benim ismimi görmüş.

Espriyle “Kars’ta, hele hele susuzda kuş uçsa duyarız” dedim.

Hemşerilerimle biraz fazla vakit geçirsin diye telefonda çok fazla tutmak istemediğim için doğrudan konuya girdim. Aklımda Üsküdar Belediyesi’ndeki seçimlerle Mansur Yavaş konusu vardı.

***

Önce Üsküdar meselesini sordum. Şu yanıtı verdi:

“Üsküdar’ı gündemde tutuyoruz. Tutmaya devam edeceğiz. Cumartesi Üsküdar’da miting yapacağız. Biz suç duyurusunda bulunmaya hazırlanırken savcı resen harekete geçmiş. Onlar da İl Başkanımız Özgür Çelik’ten şikayetçi olmuş. Suç duyurumuzda dosyanın birleştirilmesini de istedik.”

Özel’e “Üsküdar’daki seçimlerle yeterince ilgilenmediğiniz eleştirisi var” dedim. O öyle olmadığını söyledi. Devamında şu bilgileri paylaştı:

“14 Milletvekilimiz oradaydı. AK Parti’den 4 milletvekili vardı. İstanbul Valisi bizi oraya sokmamak için elinden geleni yaptı. Girişi çıkışı kapattılar. ‘Sadece grubu olan partileri alacağız’ dedi, biz grup oluşturduk. Bu defa kimseyi almayacaklarını söylediler. Sadece milletvekilleri girebildi. Onları da balkondan izlettiler. Bir partinin genel başkanının belediye meclisi seçimlerine gitmesi de doğru olmazdı.”

***

Özgür Özel, AK Parti’nin meclis üyelerini futbolcu transfer eder gibi kaçırdığını anımsatarak şöyle konuştu:

“Adamlar şantaj baskı tehdit ile seçim aldılar. Transfer ettikleri dört meclis üyesini İstanbul dışında Şile’de Sapanca’da otellerde polis korumasında tuttular. Transfer olan meclis üyelerinin bizzat kendileri anlatmış neden parti değiştirdiklerini. Hepsi çok vahim.”

Özel, Yeni Parti İstanbul teşkilatının yaptığı suç duyurusu hakkında da bilgi verdi ve suç duyurusunun metnini paylaştı.

Suç duyurusunda AK Parti’ye geçen ve geçmeden AK Parti için oy kullananlar konusunda şu bilgiler yer alıyordu:

Ayhan Aydın hakkında:

- Özgür Çelik ve Milletvekili Suat Özçağdaş’ın bulunduğu ortamda bir Meclis Üyesiyle yaptığı bir telefon görüşmesinde, “bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit ediliyorum” dediği iddiası...

- Başka bir telefon görüşmesinde “Beni tutuklama ile tehdit ettiler; tutuklandığım takdirde benim engelli eşim ve çocuğuma kim bakacak?” dediği iddiası (Bu ikinci konuşmaya Sinem Dedetaş’ın eşi Barış Dedetaş ile bazı partililerin tanık olduğu belirtilmiş).

Hüseyin Kazan hakkında:

- Oğlunun ilk başkanvekilliği seçiminden kısa süre önce cezaevinde olduğu ve Kazan’ın oy tercihini değiştirmesi karşılığında oğlunun süresinin dolmasına bir yıl kala şartlı tahliye edildiği ileri sürülüyor.

Ahmet Başbaydar hakkında:

- Başbaydar’ın, üçüncü ve dördüncü tur arasında, meclis grup odasında çok sayıda kişinin önünde oğlunun “KCK üyeliği” kapsamında ceza aldığını ve İngiltere’den Türkiye’ye dönemediğini anlattığı, ardından şöyle dediği iddia ediliyor: “Türkiye’ye dönmesinin önündeki engellerin kaldırılacağı konusunda bakanlık tarafından bana söz verildi. Bu nedenle AKP’ye oy verdim ve tekrar oyum bu yönde olacaktır.”

Onur Bayav hakkında:

- 8 Eylül’deki seçimden iki gün önce Bayav’ın çalıştığı işyerinin sahibinin savcılığa çağrılarak tehdit edildiği; Bayav’ın da bunun ardından son oylamada siyasi tercihini değiştirdiği iddiaları hatırlatılmış. Ayrıca Bayav’ın kendisinin de seçimden bir gün önce savcılığa davet edildiği ileri sürülmüş.

Diğer isimler hakkında:

Suç duyurusunda ayrıca Tahsin Usta, Tahsin Epli ve diğer bazı meclis üyelerine siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat veya çeşitli vaatler sağlandığı iddia edilmiş.

Suç duyurusunda, bu kişilerin ve yakınlarının hesap hareketleri, HTS/baz kayıtlarıyla çocuklarının infaz ve soruşturma süreçlerinin incelenmesi de talep edilmiş.

***

Üsküdar’daki demokrasimiz adına gerçekten içler acısı bir durum.

Mansur Yavaş da neden CHP’den ayrılıp Yeni Parti’ye geçmediğini soranlara Üsküdar ve Tekirdağ’da yaşananları örnek veriyor.

Özgür Özel’e bu vesileyle Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüşmesini de sordum. Şu yanıtı verdi:

“Her aşamasından bilgim ve olurum var. Bana dört ay önce gitmek istediğini söylemişti. ‘Git’ demiştim. Öyle havaalanında karşılarken ya da uğurlarken ayak üstü söylendiğinde mevzu kaynayıp gidiyor. Büyük projelere imza atmasını sağlamak için bizzat gidip anlatmak gerek. Görüşmeden önce de bilgi verdi. Hatta Cumhurbaşkanı’yla görüştükten sonra da arayıp bilgi verdi.”

Yavaş’la aralarında kardeşlik hukuku olduğunu sık sık vurgulayan Özgür Özel, Yavaş’ın tavrını değerlendirirken de “Belediye Başkanları’nın bir süre daha CHP’de kalması gerektiğini bizzat ben söylemiştim. Yaşananlar benim dikkat çektiğim bütün risklerin gerçekleştiğini, dikkat etmezsek daha da yaşanacağını ve kaygılarımızda haklı olduğumuzu gösteriyor. Bu baskı altında Belediye Başkanlarına ve bize ‘belediye başkanları hemen Yeni Parti’ye geçsin’ demekle olmuyor” dedi.