Kars’tan sonra en çok gittiğim kentlerden biridir Hatay. Zengin kültürel mirası, muhteşem gastronomisi, tarihi, coğrafyası beni çok cezbeder.
Kahramanmaraş depremi olduktan bir gün sonra gitmiş ve o büyük felaketi kendi gözlerimle görünce yıkılmıştım.
Çok sayıda savaş bölgesinde görev yaptığım, 1999’da Marmara depreminin yaşandığı bölgede çalıştığım halde, daha önce hiç Hatay’daki kadar sarsılmamıştım. Gazetecilik hayatımın en zor anlarını Hatay’da yaşamıştım.
***
Depremden sonra da ara ara gittim Hatay’a...
Her gidişimde yaralarını sarıp ayağa kalkma çabasına şahit oluyordum. Hatay’ı dünyanın en büyük inşaat şantiyesi olarak görüyordum.
Depremden yaklaşık üç buçuk yıl sonra yine Hatay’daydım. Geçen perşembe günü Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yla şehrin sokaklarında dolaşırken 6 Şubat 2023 gecesindeki manzarayı anımsadım...
Karanlık, toz duman, sesler, çığlıklar, arama kurtarma çalışmaları...
10 binadan dördü yıkılmıştı. Sadece Hatay’da 25 bin insan ölmüştü.
Vali Masatlı da depremden 12 saat sonra Amasya’dan Hatay’a gelmişti ve o günlerde de sokakta karşılaşmıştık. O zaman da çalışkanlığıyla dikkatimi çekmişti.
O ilk günlerin şaşkınlığı içinde yapılacak çok şey vardı: Arama kurtarma çalışmalarını aksaksız sürdürmek, Türkiye’nin dört bir yanından gelen yardımları organize etmek, insanların temel ihtiyaçlarını karşılayıp hayatın akmasını sağlamak...
3 Eylül 2026 günü ise başka bir manzara vardı. O gün “Bu enkaz nasıl kalkar?” dediğimiz yerde bugün binalar yükseliyordu. Hatay canlanıyordu.
Vali Masatlı’nın “Tüm Hatay halkını takdir etmek lazım. 33 yıllık mülki idare amiriyim. Çok yerde çalıştım. Az insan bu kadar toprağına bağlıdır. Hatay insanı toprağını terk etmedi” sözlerinin ne kadar haklı olduğunu düşündüm. Hatay halkı kentine sahip çıkmıştı.
***
Yanıtını merak ettiğim en temel soru “Üç buçuk yılda neler yapıldı?” sorusuydu. Vali Masatlı bu soruyu yekten yanıtladı. Yüzlerce bilgiyi en ufak bir kaynaktan yararlanmadan hafızasından aktardı. Bu da bilgi verdiği her konuda bizzat işin içinde olduğunu gösteriyor. Vali Masatlı’nın verdiği bilgilerden yola çıkarak tek tek sıralamak istiyorum.
- Toplamda 350 bin bağımsız bölümün enkazı vardı. 41,3 milyon ton enkaz kaldırılmış. 196 bin bağımsız konut yapılmış. Binalar, üç fay hattı ve zemin sıvılaşmasına karşı alınan önlemlerle (zemin güçlendirilmesi, fore kazıklar) inşa edilmiş.
- 251 okul tamamlanmış. 42’sinin inşaatı devam ediyor. Toplam 293 okulluk bir program yürütülüyor. Bunların yaklaşık yüzde 30’u bağışçılar tarafından yapılıyor. Depremden önce 14 bin 700 derslik varmış. Şimdi 18 binin üzerine çıkıyor. Dört öğretmenevi ve dört bilim ve sanat merkezi inşa edilmiş. Kentteki iki üniversitede de yüz yüze eğitime geçilmiş.
- Kentte beş hastane yıkılmış. 3 Eylül itibarıyla dokuz hastane bitmiş. Ayrıca üç inşaat devam ediyor: Dörtyol Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi, Reyhanlı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ve İskenderun’daki 600 yataklı devlet hastanesi...
1000 yataklı şehir hastanesinin ihalesi yapılmış. Daha önce hastanesi bulunmayan Erzin, Payas ve Altınözü gibi ilçelere de 144 yataklı yeni hastaneler yapılmış. Ayrıca yaklaşık 60 aile sağlığı merkezi yapılmış.
- Hatay’da depremden sonra yaklaşık 9 bin 500 öksüz ve yetim kalmış. Bu çocuklar devletin himayesine alınmış. Çocuklar ayrıca vali yardımcıları, kaymakamlar, kurum müdürleri ve eşlerinin olduğu bir sisteme zimmetlenmiş. Görevliler çocukların evlerini tek tek ziyaret ediyor; eğitim, sağlık, psikososyal destek ve diğer ihtiyaçlarıyla ilgileniyor. Dışarıdan destek olmak isteyen kişi ve kuruluşlar da bu çalışmaya katkı sağlıyor.
- Hatay’da deprem nedeniyle yaklaşık bin 500 vatandaş uzuv kaybı yaşamış. Hatay Valiliği bünyesinde, ortez ve protez hizmetlerini de kapsayan Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi açılmış. Merkezde sekiz kurum birlikte çalışıyor. Yaşar Tatar’ın başkanı olduğu Engelliler Vakfı merkezin protez bölümünü işletiyor, diğer bölümler ise valiliğe bağlı müdürlüklerin sorumluluğunda.
- Çok sayıda spor kompleksi tamamlanmış. Türkiye’nin ilk ve tek dalga sörfü merkezi Samandağ’da kurulmuş. Sahildeki valiliğe ait kamp alanı dalış sporuna tahsis edilmiş. Türkiye’nin ilk dalış köyü burada kurulmuş.
- Hatay’ın 25 coğrafi işareti varmış ve bu sayıyla Türkiye’de 25’inci sıradaymış. Şu anda 75’inci coğrafi işaret alınmış ve Türkiye’de üçüncü sıraya yükselmiş. Yaklaşık 40 ürünle ilgili tescil süreci devam ediyormuş. (Vali Masatlı bu konuda Türkiye’de birinci olmak istediklerini söylüyor.)
- Hatay’da deprem öncesinde 35 kadın kooperatifi vardı. 18 yeni kadın kooperatifi daha kurulmuş. 600’den fazla üretici kadın bir araya gelmiş.
- Depremde yaklaşık bin 800 büyükbaş ve 10 bin küçükbaş hayvan telef olmuş. Bunların tamamı bire bir karşılanmış. Tarımda da rekolte eski günlerine dönmüş ama tarımın genel sorunları Hatay’da da sürüyor. Gübre fiyatları çiftçileri zorluyor. Narenciyede üretici zaman zaman ürününü satmakta zorlanıyor.
- Hatay’da sanayi toparlanıyor. İskenderun tarafındaki demir çelik ve filtre gibi güçlü sektörler tam kapasite çalışıyor. Depremde yerle bir olan ve ciddi sorunları bulunan KOBİ’lerin toparlanması için özel programlar uygulanıyor. Özellikle Hatay’ın can damarı olan mobilya ve ayakkabı üretiminin eski haline dönmesi amaçlanıyor. Şu anda yüzde 50 civarında bir toparlanma söz konusu.
- Asi Nehri’nin Antakya merkezinden geçtiği bölümde 17,3 km ıslah edilmiş. İki yanda çift taraflı olarak üç sıra asker kazıklarıyla hem nehir yatağı hem iki yanındaki zemin sağlamlaştırılmış.
- Bütün bunlar için deprem bölgesine doğrudan 104 milyar dolar, dolaylı olarak ise 150 milyar dolar kaynak aktarılmış. Bu rakamın daha büyük olduğu biliniyor. Zira bütçe dışında kalan bağışlar ile bazı kurumların doğrudan yaptığı yatırımlar söz konusu.
***
Şahsen Hatay halkının ve Vali Bey’in gayretini takdir ettim. Bu kararlılık ve gayret sürerse Hatay’ı yakın gelecekte eski güzel günleriyle buluşturmak mümkün olur.
Peki kentte sorunlar yok mu?
Elbette var.
Yapılanları validen dinleyince sorunları halktan dinlemek gerekiyor. Ben de sokaktaki insanlara sordum. Şikayetlerin büyük bölümü altyapı sorunları ve belediyecilik hizmetleriyle ilgili.
- En büyük şikâyet şehirde sık sık elektriklerin kesilmesi.
- Su ve kanalizasyon sorununun tam çözülememesinden söz edenler de oldukça fazla.
- Kentin taşrasında yaşayanlar doğalgaz bekliyor.
- Ayrıca kiminle konuşsam çevre yolunun bir an önce yapılmasını istiyor ve yollardan şikâyet ediyor.
- Bir de özellikle kent dışındaki yeni mahallelerde toplu taşıma sorunu bulunuyor.
