Kör kadıya esir olmak derler ya… Kadı bizi öpmeye doyamadı, prangalı esiri yaptı. Ülkede adaleti her alanda adaleti mumla arıyoruz ama bu kadarı da çok fazla!

Gideni ayrı geleni ayrı “vergide adalet” deyip durur… Hele yeni gelen hevesle başlar anlatmaya; “Dolaylı vergilerin payı düşürülecek. Vergi tabana yayılacak. Kayıt dışılıkla mücadele edilecek.”

Yapacak olan zaten yapar. Boş konuşmaz! İşi bu… Anlatmaya başlamışsa belli ki ne kulağımızı ne de arkasını bırakacak.

***

İş o hale geldi ki; devlet artık vatandaşın maaşını ATM gibi görüyor. Kartı takıyor… Şifreyi biliyor… Ay başında parayı çekiyor.

Şöyle anlatmaya çalışayım; 2026 bütçesinde niyeti iyice bozdular ve gelir vergisi tahsilatını yüzde 65 artırmayı hedeflediler… Yuh!

Peki kurumlar vergisi? Yani şirketlerin ödediği vergi? Artış yoktu… Hatta düşüş vardı!

***

Yani Gelir Vergisi 3.5 trilyon liraya çıkıyor. Kurumlar Vergisi yerinde sayıyor. Yani “Şirketi üzmeyelim… Maaşlıyı silkeleyelim…”

Bu ülkede artık holding sahibi olmak, maaşlı çalışmaktan daha avantajlı hale geldi. Adam fabrikadan milyar kazanıyor… Vergi teşviki alıyor…

HHH

Aslında tam olarak durum bu da değil… Tamam patronlara karşı ayrı bir sevgi ve ilgileri var ama onları da başka yerlerden seviyorlar…

Bu işte sırtı yere gelmeyen yandaş patron kesimi… Onlarını tuzu kuru… İhale, destek falan hep onlarda maşallah…

***

Oysa sabah 08.30’da plaza turnikesinden geçen çalışan daha mart ayında ikinci vergi dilimine giriyor. Ekonomi modeli dedikleri de bu… Ben buna çok farklı bir şey diyorum ama yazarsam gazeteye basılamaz şimdi…

Aslında bayramdayız… Açabilirim bayramlık ağzımı… Ya da hiç zorlamayayım şansımı… Ne de olsa ekmek parası…

***

Rezaletin boyutuna gelince… 2000 yılında en düşük vergi dilimi, asgari ücretin yaklaşık 22 katıydı… Bugün? Sadece 5.8 katı…

Peki o günlerden ne farkı var Türkiye’nin? Ülke yönetimi! Ne daha zengin ne daha adil ne daha özgür ne de daha mutluyuz…

Bu durumu dünyadaki teknolojik gelişmelerle karıştıran ahmaklar olduğu sürece daha çok nemalanırlar bu süreçte…

***

Bakın ödediğimiz vergiler KDV… ÖTV… Harç… Damga vergisi… Daha sayacaktım ama bak yine aklıma geldi.

Damga vergisi ne lan? Osmanlı’dan kalma vergi fosili… Hâlâ maaş bordrosunu damgalamak için para kesiyorlar. En azından vergi kaçıranı boğdurtmuyorlar!

Tüh be… Tam hızımı almıştım yerim bitti. Kılıçdaroğlu’nun karakter analizini falan yapacaktım halbuki… Neyse önümüzdeki günlerde devam ederim illa ki…