El atıp kurutmadıkları artık ne kaldıysa galiba sıra borsada...

Sorsan; “Borsaya güven artıyor” diyecekler... Arkasından küçük yatırımcıya “gel gel” yapacaklar... Hep yaptılar!

Cebinde maaşından kalan üç kuruş, aklında çocukların okul taksiti, elinde telefon, gözünde umut... Parası yetiştiremeyen millet çaresizce borsaya yönelecek.

***

Oysa girdiği ortam onun yem olması için hazırlanan sisli bir tuzak...Kimin malı kimin cebinde belli değil...

Hangi hisse gerçekten halka açık, hangisi halka açık gibi yapıyor, o da belli değil...

Hangi pay gerçekten piyasada dolaşıyor, hangisi dolambaçlı yollardan yine aynı kontrol grubunun etrafında dönüyor, o hiç belli değil.

***

“MSCI” denilen oluşum; borsaların küresel ligdeki yerini, kalitesini ve “yatırım yapılabilir” olup olmadığını belirleyen acımasız küresel jüridir...

İş de bu MSCI, Türkiye ve Endonezya’ya aynı yerden kırmızı kartı gösterdi. Konu ne? “Information Flow.” Yani bilgi akışı...

Yatırımcı piyasaya baktığında ne aldığını görebiliyor mu? Şirketin gerçek ortaklık yapısını anlayabiliyor mu? Halka açık denilen pay gerçekten halkın elinde mi? Fiyat piyasada mı oluşuyor, yoksa birkaç odada fısıltıyla mı hazırlanıyor? Bunun gibi soruların cevapları...

***

Zira Türkiye’nin notunu “+” seviyesinden “-” seviyesine indirdi. Bu ceza değil... Daha kötüsü... Bu, “Seni izliyorum, numarayı da görüyorum” demek...

Şimdiki gençlik pek anlamaz ama hareket bizim zamanımızdan kalma... Hani okulda öğretmen adını söylemez, sadece gözlüğünün üstünden sana bakar ya... İşte o bakış!

***

Ve bun durum sadece yabancı fonların derdi değil... Asıl sorun, bu piyasada birikimini korumaya çalışan milyonlarca küçük yatırımcının derdi.

Yabancı dediğin fon kaçarsa gider. Parasını çeker, başka ülkeye geçer. Kahvesini Roma’da içer, parasını Seul’da çalıştırır. Raporuna “underweight Turkey” yazar. Olay biter.

***

Mesele şu: Borsa İstanbul’da bazı şirketlerde kâğıt üzerinde halka açık görünen payların ne kadarı gerçekten bağımsız yatırımcı elinde?

Ne kadarı dolaylı yoldan aynı grubun kontrolünde? Ne kadarı fonlar, özel yapılar, ilişkili taraflar üzerinden piyasada dolaşıyor gibi yapıyor? İşte bu sorular net cevaplanamıyorsa, orada fiyat oluşumu da tartışmalı hale gelir.

***

Sen zannedersin ki hisse serbest piyasada fiyatlanıyor... Belki de küçük bir havuzda, büyükçe bir kepçeyle karıştırılıyor. Adına da “likidite” deniyor. Oysa küçük balıklar göz göre göre büyük balıklara yem ediliyor.

Mesela Kiler Holding hissesi örneği önemli... MSCI önce serbest dolaşım belirsizliği nedeniyle endeks geçişini durdurdu. Oranını azalttı. Ardından endeksten çıkarılma süreci geldi.

***

Yani konu dedikodu değil... Uzaklardan gelen bir uyarı!

Piyasa dediğin yer, sadece alım satım ekranı değildir. Piyasa dediğin şey kural güvencesidir. Hukuktur... Öngörülebilirliktir...

Bitti mi? Biten bana ayrılan yer... Yoksa konu o kadar uzun ki... Yarın devam edelim en iyisi...