Merkez Bankası dün toplandı, kararını açıkladı. Politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı. Yılın dördüncü toplantısı, üst üste üçüncü “Pas” dedi. Ocakta 38’den 37’ye indirmişlerdi, o gün bugündür kıpırdama yok.
Şimdi basit bir soru: Türkiye’de faiz kaç? Cevabı kime sorduğuna bağlı! Peki matematik değil mi bu? Türkiye’de daha çok sosyoloji…
***
Merkez Bankası’na sorarsan yüzde 37’de… Bankalar gecelik borçlanacaksa yüzde 40’da… Zira 50 bin lirayı Ziraat’in dijital bankasına yatır, mevduata yüzde 47 veriyorlar açıkça…
Devletin bankası, devletin Merkez Bankası’nın ilan ettiği faizin 10 puan üstünü ödüyor. Hani sağ elin verdiğini sol el bilmeyecekti ya... O söz sadaka içindi yahu, para politikası için değildi galiba! Yine de aynısını uyguluyorlar burada…
***
Madalyonun öbür yüzü daha karanlık. Diyelim paran yok, borç lazım. Bankaya gittin, ihtiyaç kredisi soruyorsun. Ekranda kocaman yazıyor; “Aylık yüzde 3.63” Ne kadar masum görünüyor değil mi? Aylık üç buçuk... Sanki kahve parası.
Dur bakalım... Üzerine KKDF’yi koy, BSMV’yi koy, dosya masrafını, sigortayı ekle... Yıllık gerçek maliyet nereye geldi? Yüzde yetmişe!
***
Kredi çekmek 70’lik rakıyı devirmek gibi… Akşam imzayı atarsın, kafa bir dünya. Sabah ayılırsın, sersemlik geçer ama borç orada… Hem de faiziyle katlamış durumda…
Bankacılık çok acayip bu memlekette… En kötü ihtimalle 40’a borçlan, vatandaşa 70’ten sat. Aradaki fark? Afiyet olsun… İyi de nasıl ödeyecek krediyi alan… Sabah dokuz akşam altı onu hesapla dur.
***
Merkez Bankası’nın karar metni adeta bir sanat eseri… “Enflasyonun ana eğilimi mayıs ayında bir miktar geriledi” diyorlar.
Türkçe meali; Yıllık enflasyon nisanda 32.37’ydi, mayısta 32.61 oldu. Yani yükseldi! Ama merak etme, “Ana eğilim” geriledi. Ateşi 39’dan 39.5’a çıkan hastaya “Ana eğilimin gayet iyi” diyebiliyorsan, bu cümleyi de rahatça kurarsın. Galiba durumun ciddiyetinden oldukça uzaksın!
***
“Kararlar toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınacaktır” diye yazdıkları cümlenin tercümesi; “Bir şey yapmıyoruz, biz de ne yapabileceğimizi pek bilmiyoruz. Bekliyoruz, bakıyoruz. Kendimizi açsak kapasak düzelir mi diye bir çözüme çok yakın hissediyoruz.”
“Orta vadede enflasyon hedefi yüzde 5 olarak korunmaktadır.” Bu cümleyi yıllardır her toplantıda her karar metnine yazarlar. Gelenek ve göreneklerimize harfiyen uyarlar. Orta vade ne zaman gelir? Belli değil…
***
“Sıkı para politikası” dedikleri şeyin anlamı da basit; vatandaş para bulamasın ki fiyatlar artmasın. Sıkıla sıkıla milletin canı çıktı, enflasyonun zerre kıpırdamadı.
18 Haziran’da toplantı özeti yayınlanacak, 23 Temmuz’da yine toplanacaklar. Yine “İhtiyatlı” olunacak, yine “Veri odaklı” bakılacak, yine “Ana eğilim” izlenecek. Bu yazı burada kalsın, 23 Temmuz’da kopyalar yapıştırırım.