Fırsat öyle küçük fırsat falan değildi… Fabrika kuracak, üretim yapacak, istihdam sağlayacak, ihracat kapısı açacak fırsattı!
BYD, Manisa’ya fabrika kurulacaktı. Önce 1 milyar dolarlık yatırım gelecekti. 150 bin araç üretilecekti. 5 bin kişiye iş çıkacaktı. Türkiye elektrikli araçta bölgenin üretim üssü olacaktı.
***
Sonra ne oldu? O süslü cümleler, kurdeleler, bakan açıklamaları, “Tarihi yatırım” manşetleri birer birer döküldü.
Bugün geldiğimiz noktada BYD Türkiye fabrikasını resmen “Askıya aldı.” Öncelik Macaristan’a kaydı. Yani bu yatırım fiilen rafa kalktı.
***
Peki neden? BYD’nin kararı deyip çıkamazsın işin içinden… Türkiye bu işte suçu biraz da kendisinde aramak zorunda...
Mesele sadece BYD’nin rota değiştirmesi değil... Mesele bizim aynı hatayı her büyük yatırım hikayesinde yeniden yapmamız.
***
Daha ortada fabrika yokken teşvik verdik. Daha sahaya kazma vurulmamışken vergi avantajı sağladık… Daha üretim başlamamışken ithalat kapısını açtık. Adamlar tek çivi çakmadan pazara girdi, araç sattı, avantajını kullandı.
“Yatırım ne oldu?” diye bakınca sahada inşaat yoktu. Takvim yoktu. Net plan yoktu. Geçmiş olsun, pazar çoktan açıldı. Vergi avantajı çoktan kullanıldı. Yerli üretici ve rakipler çoktan baskı yedi.
***
Devlet teşvik verir. Buna kimse karşı çıkmaz. Ama devlet teşviki peşin vermez. Hele hele “Sen önce sat, fabrikayı sonra konuşuruz” düzeni hiç kurmaz.
Teşvik dediğin aşamaya bağlanır. Temel atarsın, bir hak kazanırsın. İnşaat yükselir, bir hak daha kazanırsın. Üretim hattı kurulur, başka teşvik gelir. Bunu bilmiyor olabilirler mi? Yahu kimler yönetiyor ülkeyi!
***
Verilen muafiyetler nasıl geri alınacak? Kullanılan vergi avantajı faiziyle tahsil edilecek mi? Teminat gerçekten caydırıcı mı? Yoksa yine “Hukuki süreç devam ediyor” cümlesinin arkasına mı saklanacağız?
Bize her seferinde aynı filmi izletiyorlar. Önce büyük müjde... Sonra büyük belirsizlik... Ardından küçük bir açıklama... En sonunda da kamu zararı...
İş yazlık romantik komedilere benzemiyor değil mi! BYD bize aşık değildi... Hikaye mutlu son ile bitmedi!
Nitekim Çinliler hesap makinesiyle geldi. Türkiye pazarını denedi, teşviki kullandı, Avrupa’nın kuralı değişince de direksiyonu Macaristan’a kırdı. Böyle yönetimi bulmuşlar, Çinliler az bile yaptı!