Borsada en pahalı şey hisse senedi değil, zamanında gelen telefondur!

Amerikalılar buna “Front-running” diyor. Türkçesi, “Önden koşmak”… Yani bir fonun hangi hisseyi alacağını önceden öğrenip ondan önce davranmak.

Bizim anlayacağımız dille, vurgunun önünden koşmak!

***

Nitekim bu büyük fon rezaletinde asıl serveti kazananlar, fonların içindekiler değil, fonların hangi hisseyi alacağını önceden öğrenenler…

Ben size söyleyeyim; en büyük kazanç fonun kasasında değil, fonun önünden koşanların cebinde çıkacak. Eğer bakarlarsa tabii… Bakarlar mı?

***

İşin mekanizması gayet basit… Diyelim ki bir fon, 10 liralık bir hissede milyarlarca liralık alım yapacak. Siz de bunu bir telefonla önceden öğrendiniz.

Hisseyi ucuzdan topladınız: 10 liradan 10 bin hisse, 100 bin lira. Fon alıma başlayınca fiyat 50 liraya çıktı. Siz sattınız, 500 bin lirayı aldınız, keyfinize baktınız.

Zira bu olayda 352 kat artan hisse var. Tera Finansal Yatırımlar Holding… 2024 başında 12.80 TL olan hisse fiyatı, 15 Eylül 2026’da 4.500 TL’ye kadar çıktı.

Satınca siz kazandınız, fonun yatırımcısı pahalı malı sırtlandı. Sonunda hisse çöktü, zararı da fona yani ona kaldı.

***

Elbette erkenden hisse almak suç değil. Ancak herkesin bilmediği bir bilgiyi kullanarak alım yaptıysanız iş değişir.

Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın esas kârı fondan değildi ki! Özata Denizcilik hissesi ile vurdular voliyi…

Yönlendirme ya da özel bilgi almadıklarını, suçlamaları kabul etmediklerini söylüyorlar. Ancak ortada araştırılması gereken bir zamanlama var.

Tesadüfe bakın ki… Hemen hemen aynı zamanda Tera fonları da Özata Denizcilik hisselerini milyonlarca adet toplamaya başladı. Satarken de yine Tera hissenin en büyük alıcısıydı…

Üstelik mesele Özata Denizcilik hissesinden ibaret değil!

Gündoğdu Gıda, Destek Finans Faktoring, Katılımevim, Tera Finansal Yatırımlar Holding ve Odine Solutions...

SPK, Özata dahil bu altı şirketin hisselerindeki işlemler nedeniyle piyasa dolandırıcılığı kapsamında suç duyurusu kararları aldı.

Dikkat edin: Altı kararın altısı da aynı suç için. Alım satımla fiyatı şişirmek. Peki önceden haber alıp ucuzdan toplayanlar?

***

Örneğin Gündoğdu Gıda... Hisse uçmadan önce kimler aldı? Tepelerde kimler sattı?

SPK’nın listelerinde tablo ortada: Gündoğdu listesindeki sekiz isim, Katılımevim, Tera Finansal ve Odine listelerinde de var. Alın size enteresan bir tesadüf daha…

Önden koşanlarda da durum aynı mı? Hep aynı isimler mi kazandı? Aynı kişiler başka hisselerde de benzer zamanlamalarla mı işlem yaptı?

Üstelik yalnızca adı çok konuşulan isimlerin hesaplarına bakmak yetmez. Yakınların, arkadaşlarının, şirketlerin, farklı hesapların da incelenmesi gerekir.

Paranın son durağına kadar gitmeden bu hikâye bitmez. Peki gidebilirler mi? Giderlerse orada kimleri görürler?

***

İşin en önemli tarafı şu... Fon parasıyla hisse fiyatını yapay biçimde yükseltmek başka, fonun ne alacağını önceden öğrenip bu bilgiden para kazanmak başka!

İki ayrı eylem, iki ayrı hukuki sorumluluk! Birini araştırırken öbürünü unutmak olmaz.

SPK, savcılık ve MASAK, Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun kayıtlarını yan yana koymalı. Kim ne zaman aldı, ne zaman sattı, kazancı nereye aktardı?

Kazancını sonradan iade edenler de araştırılmalı. Parayı geri vermek, “Neden tam o zaman?” sorusunu ortadan kaldırmaz. Çünkü bu büyük fon rezaletinde mesele yalnızca kimin parasının battığı değil...

Kimin parasının kimin servetine dönüştüğü! Ve o servetin hangi telefonla başladığı… Hangi telefonla kaçtığı…