Türkiye’de bazı hayat hikayeleri özgeçmişten değil, banka dekontundan okunur.

Osman Arıkan Nacar dosyası tam da böyle.

Beyin cerrahı... Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü... TİTCK Başkanı... Çalışma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı...

Yetmedi, iki kez AKP’den milletvekili aday adayı oldu. Listeye giremedi ama devletin koridorlarını gayet iyi öğrendi.

Sonra 2018’de kamudan ayrıldı. Aradan sekiz yıl geçti, karşımıza borsada çıktı.

***

Hem de nasıl!

Nisan 2026’da E-Data’nın yönetim kuruluna girdi. Ağustosta Ali Göl ve İsmet Köksal ile birlikte şirketin yüzde 63.85’ini 15 milyon dolara aldı. Nacar’ın payı yüzde 21.28.

Kişi başına kabaca 5 milyon dolar...

KAP belgelerinde bu alım var. Üstelik pay başına ödenen fiyat yaklaşık 2.78 liraya denk gelirken hisse o günlerde borsada 19-21 lira civarında dolaşıyordu. Yani kontrol paketi, normalde primli olması beklenirken, piyasa fiyatının yaklaşık yedide birine el değiştirdi.

***

Dahası var. Bu devir üç alıcıya zorunlu pay alım teklifi yükümlülüğü de getirdi. KAP’taki formda azami finansman ihtiyacı yaklaşık 1.4 milyar lira.

Kaynak olarak ticari faaliyetler ve banka-yatırım hesaplarındaki bakiyeler gösteriliyor. Hesap dökümleri ise kamuya açık değil…

İnsan ister istemez paranın kaynağını merak ediyor.

***

Nitekim Nacar, SGK kayıtlarında 2023’ten bu yana “Makam şoförü” görünüyor. 2026’daki brüt ücreti 33 bin 30 lira. Yani asgari ücret.

Şaka değil valla… Eski müsteşar yardımcısı, şirket patronu, yüzde 21.28 hissedar... Resmi kayıtta makam şoförü!

Üstelik 5 milyon dolarlık şirket payını yalnızca bu maaşla ödemeye kalksa, hiç yemeden içmeden yaklaşık 600 yıl çalışması gerekiyor.

***

Asıl hikaye burada başlıyor. Nacar’ın şoförü göründüğü kişi, habere göre Romanya doğumlu Ervin Asan. Asan’ın Adana’daki Kilikya Tarım bağlantısı, oradan da FUPS Bank ortaklarından Eysa Tosmur’a uzanan bir hat anlatılıyor.

Gelelim meşhur 20 milyar liraya...

Odatv, Nacar’ın yaklaşık 20 milyar liralık işlemle bağlantılı olduğunu ve yurt dışında bulunduğunu yazdı. Ardından aynı iddia başka yayınlara taşındı.

***

Fakat ortada kamuoyuna açıklanmış fon kodu, hesap hareketi, banka dekontu veya 20 milyarın nasıl hesaplandığını gösteren belge yok. Üstelik iddia edilen rakam, E-Data’nın zirvedeki yaklaşık 10.5 milyar liralık piyasa değerinin bile neredeyse iki katı.

Tam da bu nedenle belgeyi görmek şart. Nacar’ın avukatı da “20 milyar çekti” iddiasını açıkça reddediyor.

***

Ben hüküm kuramam.

Ama şunu sorarım: Asgari ücretli makam şoförü görünen eski bir üst düzey bürokrat, 5 milyon dolarlık şirket payının parasını nereden buldu?

Üstelik ortağı Ali Göl fon soruşturması kapsamında tutuklandı.

***

Siyasi tarafı da ayrı alem... Nacar iki kez AKP’den aday adayı. Kardeşi Halil Nacar, AKP’nin Yüreğir belediye başkan adayıydı. Ömer Çelik seçim meydanında kardeşine açık destek verdi. Babalarının cenazesinde Çelik tabutu taşıdı.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre bir de “Nacar ile Bodrum’da tatil yaptınız mı, Ankara’ya birlikte mi döndünüz?” diye sordu. Bu iddiayı doğrulayan görüntü veya kayıt yayımlanmadı. Ancak soruya ilişkin kamuoyuna yansıyan bir yanıt da görülmedi.

***

Şimdi tabloya uzaktan bakın... Bir tarafta asgari ücretli şoför kaydı... Diğer tarafta milyonlarca dolarlık şirket ortaklığı...

Bir tarafta tutuklanan ortak... Öbür tarafta yurt dışında olduğu ileri sürülen eski bürokrat... Arkada yıllara yayılan siyasi ve bürokratik temaslar...

***

Ben “Kimin kasası” diye hüküm vermiyorum. Çünkü o cümleyi kurmak için belge gerekir.

Ama şu soruyu sormayanın da gazetecilik yaptığına inanmıyorum: Bu para kimin parası? Ve Osman Arıkan Nacar bu hikayede gerçekten yatırımcı mı, yoksa sadece görünen isim mi?