Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verileri açıkladı. Milletin borca harca gömüldüğü ortaya çıktı!

Rakamlar öyle bir tablo çiziyor ki, “organize bir batışın anatomisi” gibi… El birliğiyle uçuruma sürüklenen bir halk ve o uçurumun kenarında şarkı söyleyen bir yönetim… Sahi bunu kim çizdi? Kimin çizdiği belli!

***

Toplam kredi hacmi bir yılda 18 trilyon liradan 25.5 trilyon liraya fırladı. Artış oranı yüzde 39 küsur...

Asıl bomba, takipteki alacaklarda… Vatandaşın artık ödeyemediği, bankanın “ben bu parayı zor alırım” dediği o kara delik, bir yılda tam yüzde 81.3 oranında büyüdü.

Türkçe meali; Biz artık harcadığımızdan çok daha hızlı batıyoruz. Bu bir büyüme değil, bu bir çürüme!

***

En basitinden bireysel kredi kartları... Hani o her ay sonu asgarisini ödeyip “bir dahaki aya inşallah” diye sallanan o plastik parçaları...

Kredi kartı bakiyesi bir yılda tam 3 trilyon lirayı geçti. Artış oranı yaklaşık yüzde 50… İşin kötü tarafı kredi kartlarında takipteki alacak artışı yüzde 83.2’ye çıktı.

***

Halk artık ekmeği, sütü, peyniri kredi kartıyla alıyor ama o kartın borcunu ödeyemiyor. İnsanlar kredi kartını bir ödeme aracı olarak değil, hayatta kalma refleksi olarak kullanıyorlar.

Taksitli kredi kartı borçları yüzde 66 arttı. Neden? Bir toplum düşünün ki, karnını doyurmak için bile geleceğinden borç yiyor. İşte size ekonomik dengelenme!

***

İhtiyaç kredileri 2.4 trilyon lirayı aştı. Bu kalemde takipteki alacak artışı yüzde 68.4 olarak gerçekleşti. İnsanlar neden bu kadar çok ihtiyaç kredisi çekti?

Keyiflerinden mi? Tatil yapmak, lüks yaşamak için mi? Hayır! Borcu borçla kapatmak, kirayı ödeyebilmek, çocuğunun okul masrafını denkleştirebilmek için…

***

Taşıt kredilerinde yüzde 29’luk bir azalma var. Sanıyorlar ki millet araba almaktan vazgeçti. Hayır güzel kardeşim… Millet araba alamaz hale geldi!

Gelirler öylesine hızlı düştü ki ortalama bir vatandaşın krediyle araba alması artık matematiksel bir mucize gerektiriyor.

***

Sadece vatandaş mı batıyor? Tabii ki hayır! Ticari krediler tarafında durum daha da vahim... Ticari ve diğer kredilerde takipteki alacak artışı tam yüzde 85.2 oldu. Esas rekor işte burada!

İşletmeler, sanayiciler, esnaflar artık çarkı döndüremiyor. Maliyetler uçtu, enerji fiyatları patladı, personel giderleri altında ezildiler. Sonuç? 416 milyar liralık ticari kredi takibe düştü.

***

Kendi menfaatleri için bu halkı enflasyon canavarının önüne yem gibi attılar. Düşük faiz masallarıyla insanları borçlanmaya teşvik ettiler… Şimdi çıkıp hala “sıkılaşma”, “mali disiplin” falan diyorlar.

Krediler yüzde 44 artarken, batıkların yüzde 81 artması, bu geminin su aldığını ve batmakta olduğunu gösterir. Onlar “enflasyon düşecek, kur dengelenecek” masalları anlatırken siz ufak ufak filikalara doğru yanaşın. Sonra açıkta kalmayın!