MHP lideri Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü” olmasını önerdi ya…
Merak ediyorum bu kafayla ekonomi için kimi önerirdi? Mevcut yönetim olmayacak rezilliklere imza atmışken daha kötüsünü bulabilir miydi?
***
Devlet Bahçeli nasıl dönüştüyse bu süreçte, ekonomi de aynı şekilde… Sistem yan kesici haline geldi… Ne cüzdanı bırakıyor ne cebi… Adını soruyorsun, cevapları; Ekonomi!
2026’nın daha ilk dört ayı bitti. Bu süre zarfında millet adeta soyup soğana çevrildi! Yaklaşık 16.6 milyon çalışanın cebinden çekilip alınan para tam 607 milyar 153 milyon TL’ye ulaştı…
***
Sahi bu para nereye gitti? Anlatayım… Araştırmalara göre bir işçi aylık brüt ortalama 63 bin 598 TL alıyor gibi görünüyor. Tabii ki kağıt üzerinde…
Devlet “Dur bakalım” diyor. Daha para eline geçmeden hop 14 bin 981 TL’sini vergi ve kesinti diye çatır çatır kesiyor.
***
Bak, ortalama 50 bin liranın altına indi bile… İşte tam burada enflasyon canavarını üzerimize salıyorlar. O da gelip 7 bin 310 lirasını kemiriyor.
Sonuç? Ayda 22 bin 290 TL kaybın var! Yani sen her ayın 11 günü ne kendine ne çoluğuna çocuğuna çalışıyorsun.
Sen o 11 günü sadece devlete vergi verip, enflasyonun yarattığı deliği kapatmak için harcıyorsun. Ekonomiyi yönettiğini sananlar “İstikrar” diyor, ama bu bildiğin “Soygun!” Yetinmiyorlar… Bir de şu “Vergi dilimi” meselesi var. Şark kurnazlığının ötesinde kul hakkına girme!
Maaşlara enflasyon kadar zam yapmıyorsunuz, ama vergi dilimlerini enflasyonun çok altında tutuluyor.
İşçi daha mart ayında bir üst vergi dilimine çıkıyor. Zam diye aldığı üç kuruş, daha cebine girmeden “Vergi dilimi” tırpanıyla kesiliyor.
***
Kendileri daha çok zenginleşsin diye çalıştıkça fakirleşen bir millet yarattılar ya… Yananı görür Allah… Görür inşallah! Çaresi yoktur maazallah…
Pazara gidiyorsun, peynir aynı kutuda ama gramajı eksik… Restorana gidiyorsun, kıymanın içinde etten başka her şey var. Firmalar “Enflasyon var” deyip maliyetin beş katı zam bindiriyor. Vatandaş ise ne yapıyor? Elinde kalan parayla bunları ödemeye çalışırken devlete tekrar vergi veriyor. KDV, ÖTV, harç, haraç…
***
İnsanlar artık sadece parasını değil, akıl sağlığını da kaybediyor. Toplumun yüzde 83’ü anksiyete içinde! Her 10 kişiden 8’i “Yarın ne yiyeceğim, kirayı nasıl ödeyeceğim” düşüncesinde...
Gelecek kaygısı artık bir hastalık değil, bu ülkenin resmi marşı haline gelmiş durumda…
Kötü yönetim mi dersiniz, bilinçli bir operasyon mu… Hele milletin cebindeki 607 milyar TL’yi enflasyon ve vergiyle buharlaştırıp pişkin pişkin konuşmaları yok mu hele… Kendi muhtacı himmet bir dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede…