TÜİK’in 2026’nın ilk üç ayına ilişkin iç turizm rakamları geldi. İlk bakışta şahane! Seyahat eden insan sayısı artmış. Toplam harcama artmış. Seyahat sayısı artmış.
Tam da ekonomi yönetiminin sevdiği türden rakamlar… Boncuk gibi yan yana dizer, üzerine bir grafik koyar, “Vatandaş geziyor, ekonomi canlanıyor” dersin.
***
İşte tam da böyle durumlarda ben çıkarım ortaya… Dur!
Biz ne ara tatile çıkmayı bırakıp akraba ziyaretini turizm diye saymaya başladık? Nitekim kazın ayağı hiç de bize anlatıldığı gibi değil!
***
Öncelikle geçen yılın ilk üç ayında 85.3 milyon geceleme yapılırken bu yıl rakam 73.6 milyona düşmüş. Yani millet daha çok seyahat etmiş ama daha az kalmış.
Ortalama seyahat süresi de 6.7 geceden 5.2 geceye inmiş. Tatil süresi çamaşır makinesinde yıkanan yün kazak misali çekmiş!
Ekonomistlere sorsan “Nedir bu daldaki durum?” diye… Muhtemelen “Hanehalkı davranışlarında optimizasyon” falan derler… Enflasyonun düşürülmesi açısından bu durumun iyiye işaret olduğunu savunurlar… İnsan değil bunlar!
***
Asıl şahane rakam şimdi geliyor. Bu kısmını yavaş yavaş vermek isterdim… Çok fena valla… Okuyunca ekonomi yönetiminin kulaklarını çınlatmayı unutma!
Toplam gecelemelerin yaklaşık yüzde 80’i arkadaş veya akraba evinde… Otellerin, motellerin, tatil köylerinin payı kaç? Sadece yüzde 7.7…
***
Demek ki yeni turizm modelimiz bulundu; akrabalarda yaşayacağın “Ev gibisi var mı?” konseptinde oda ücretsiz… Resepsiyonda enişte var. Kahvaltıyı ablan hazırlıyor.
İşin daha acıklı tarafı seyahatlerin amacı… Yakın ve akraba ziyareti diyenler yüzde 68.1… Gezi, eğlence, tatil olduğunu itiraf edenler yüzde 22.3… Buna turizm diyorsak, bayramda kayınvalidede yatmak da devremülk tatili sayılır…
***
Gelelim harcama kalemlerine… Yaklaşık 102 milyar liraya yükselmiş. Bak burası çok önemli… Nitekim “Vay be, millet paraya acımamış, tatile gömmüş” diye düşünmeyin.
Geçen yıla göre harcama yaklaşık yüzde 34 artıyor ve geceleme sayısı düşüyorsa, insanlar daha az tatil yapıp daha fazla para ödüyordur.
***
AKP’nin ekonomi programının özü de bu değil mi zaten? Daha az al, daha çok öde!
Paranın yüzde 30.9’u yeme içmeye, yüzde 27.6’sı ulaşıma gidiyor. Toplamda yaklaşık yüzde 59 ediyor. Yani millet tatile çıkmıyor ki! Bir yere ulaşıyor ve orada hayatta kalmaya çalışıyor.
***
Durun esas favori veriye şimdi gelebildik… Giyecek ve hediyelik eşya harcamaları yüzde 62.2 artmış. Nedendir? Neden olabilir? Niyedir? Yurt dışı da değil ki magnet falan al…
Bu gizemin cevabı o yüzde 80’lik akraba evinde saklı. Beş gün adamın evinde yatıyorsun. Sabah yumurtasını yiyorsun, akşam dolmasını götürüyorsun… Elin boş gidilir mi?
Bir kutu çikolata, çocuklara bir şeyler, marketten alışveriş… Bir anlamda mahcubiyet vergisi…
***
Vatandaşın denize gitmek yerine akrabanın çekyatında uyuduğu bu düzende aslında bir çözüm daha var…
Kendisi bizzat, “Orası şahsımın değil, milletin yeridir, milletin malıdır” demişti. E madem milletin… Gidip kalsanıza Marmaris’teki yazlık sarayınızda… Hem akrabaya da yük olmazsınız!