Turizm Bakanlığı… Adı koskoca bakanlık ama görev alanı sanıldığı kadar geniş değil... Yine de turizmde yaşanan her rezaletin faturası dönüp dolaşıp ona kesiliyor.

Bu durum en çok Ticaret Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın işine geliyor. Valilikler ve belediyeler de kalabalığa karışıp arada kaynıyor.

***

Oysa menüde 600 lira yazan balık hesapta 2 bin liraya çıkıyorsa, kuver ve servis bedeli adı altında hesap şişiriliyorsa adres belli; Ticaret Bakanlığı…

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise bambaşka bir boyutta… Bu aralar “Türkiye dünyada bir yıldız gibi parlıyor, Allah nazardan korusun” falan diye demeçler veriyor.

Sayın Bakan, vatandaşı nazardan çok restoran hesapları çarpıyor. Yıldız gibi parlayan ekonomi değil, Yunan adalarına kaçan yerli turistin ödediği Euro’lar… Siz nerelerdesiniz bu aralar?

***

Ya İçişleri Bakanlığı… Bakan Mustafa Çiftçi, “Siber suçlara karşı sıfır toleranstan taviz vermeyeceğiz” diyor.

İyi güzel de sıfır tolerans yalnızca internette mi geçerli? Sahillerde kamu düzenini sağlayacak polis ve jandarma, işgale müdahale edecek valilik ve kaymakamlıklar, yerel yönetimler üzerindeki idari denetim İçişleri’nin alanında değil mi?

Sahilin sorumlusu çok… Bir tek vatandaşın söz hakkı yok!

***

Madem yetki bu kadar parçalı ve hiçbir birim görevini tam olarak yapmıyor, çözüm belli; Turizm bölgelerinde denetim tek elde toplanmalı.

Turizm Bakanlığı koordinasyonunda tek bir merkez kurulsun; fiyatı Ticaret’e, tehdidi kolluğa, işgali belediyeye yönlendirsin. Vatandaş bir kapı bilsin, devlet kendi içinde haberleşsin.

Zira devlet dediğin telefon rehberi değil, organizasyondur!

***

Sahi ya çözüm üretmesi gereken sektörün çatı örgütü TÜRSAB ne yapıyor? Toplantı yapıyor, açıklama yapıyor, yerli turistin Yunan adalarına yöneldiğini anlatıyor…

Bravo valla… Boşuna aidat toplamıyorlar. Baksanıza tespit gibi tespit yapıyorlar!

İyi de bunu anlamak için rapora gerek yok ki… Feribot iskelesine bakmak yeterli… Kısacası sektör adına pek bir işe yaradıkları söylenemez. En iyi bildikleri şey kendi düzenlerini sürdürmek!

***

Bütün bunlara rağmen Türkiye’nin tarihi, mutfağı, doğası ve denizi öylesine güçlü ki devletin dağınıklığına, fırsatçının açgözlülüğüne ve denetimsizliğe karşın insanlar gelmeye devam ediyor.

Bunu yönetim başarısı sanmayın! Turist yönetim sayesinde değil, yönetime rağmen geliyor. Türkiye’nin turizm potansiyeli büyütülmüyor; para hırsıyla tüketiliyor!