Bir ülke düşünün… Denizi güzel, koyu güzel, balığı güzel. Ama vatandaş tatil yapmak için pasaportunu çıkarıp, vize alıp feribota biniyor. Nereye gidiyor? Aynı denizin karşı kıyısına…
Türkiye’den Yunan adalarına yönelik yolcu trafiği 2022’de 416 bin kişiyken, 2025’te 2 milyon 253 bine çıktı. Dört yılda beş katından fazla…
Peki niye acaba?
***
Hemen başlıyorlar; “Yerli esnafımıza sahip çıkalım!” Hadi soralım; “Peki yerli esnaf, yerli turiste sahip çıktı mı?”
Müşteriyi kapıdan giren vatandaş olarak değil, kazıklanacak üzümlü kek olarak görürsen kimse sana sadakat borçlu değildir. Gitmezse enayidir!
***
Menüde 600 lira yazan balık, masadan kalkarken 2 bin liraya çıkıyor. Kuver, servis, masa açma, müzik, manzara… Biraz daha otursanız “Akdeniz meltemi kullanım bedeli” de yazacaklar.
Kallavi un ile kızartılmış ve bol yağ çekmiş kalamar 1.200 lira… Üstelik mesele yalnızca fiyat da değil…
Fiyatı sorunca surat, hesaba itiraz edince tehdit, arabayı bırakınca değnekçi, geri alınca vale terörü… Vatandaş tatile değil, operasyona gidiyor sanki… Hep bir tedirgin hep tetikte…
***
Sonra da neden milletin Sakız’a, Kos’a, Midilli’ye kaçtığını sorguluyoruz. Buraya nasıl geldik? Sadece açgözlü birkaç işletmeci yüzünden mi? Hayır!
Yıllardır enflasyonu patlatan, maliyetleri azdıran, vergiyi bindiren, denetimi ortadan kaldıran ekonomik düzen bu tablonun asıl mimarı…
***
Bir ülkede fiyat istikrarı kalmazsa herkes yönünü kaybeder. Otelci gelecek ayki maliyetini bilemez, restoran sahibi ürünü kaça alacağını hesaplayamaz, çalışan maaşıyla bir hafta sonu tatili yapamaz.
Türkiye’de işletmeci bir yandan yüzde 20’ye varan KDV’yle, yüksek kirayla, enerji faturasıyla, personel maliyetiyle, kur baskısıyla boğuşuyor. Diğer yandan sezon iki aya sıkışıyor.
***
Yine de maliyet baskısı fırsatçılığın beraat belgesi değildir… Maliyet 100 arttı diye fiyatı 500 artırmak ekonomi değil, fırsat kollamaktır.
Devletin görevi ise menüde olmayan ücreti yazanı cezalandırmak, kamu alanını işgal edeni kaldırmak, sahili ve sokağı mafyatik valelerden temizlemektir.
***
Yunanistan ne yapıyor?
Adalardaki vergileri indiriyor. Park bedava değilse ücretini tabelaya yazıyor. Kamusal alanı değnekçiye teslim etmiyor. Restoran hesabını bilmeceye çevirmiyor. Üstelik kapıda vize kolaylığı sağlıyor.
Biz turisti kaçırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz, onlar yakalamak için…
***
Vatandaşa “ülkende tatil yap” demeden önce, ülkesinde tatil yapabilecek fiyatı, güveni ve hizmeti sağlayacaksın. Kimse bayrağına bağlılığını kazık yiyerek kanıtlamak zorunda değil.
Yerli turist Yunan adalarına kaçmıyor. Türkiye’deki fırsatçılıktan, denetimsizlikten ve ekonomik düzenden kaçıyor. Turizm Bakanlığı ne yapıyor? Bak işte o bilinmiyor!