G özler bütün bayram olduğu gibi bugün de CHP’de olacak. Seçilmiş CHP yönetimi (S-CHP) ile Atanmış CHP yönetimi (A-CHP) bugün Ankara’da iki ayrı mekânda halkla bayramlaşacak.

S-CHP’nin bayramlaşma adresi Ankara İl Başkanlığı önü. O da Kızılay’daki Güvenpark demek.

A-CHP’nin bayramlaşma adresi ise polis baskınıyla ele geçirilen CHP Genel Merkezi.

A-CHP dün Anadolu’nun dört bir yanından otobüsler kaldırarak, yoğun bir tepkiyle karşı karşıya olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun moralini yükseltmeye çalışacak.

Bazı grupların CHP Genel Merkezi’ne gidip Kemal Kılıçdaroğlu’nu protesto etmesi gündeme gelmiş ama S-CHP bunun olmaması için olağanüstü bir çaba gösteriyor.

***

CHP lideri Özgür Özel’i aradım. Öncelikli niyetim bayram günü yaşamını yitiren amcası Necati Özel için başsağlığı dilemekti.

Silivri Cezaevi’nden çıkıyordu. Tam konuşmaya başlamıştık ki konuşmamız Adalet Bakanlığı’ndan gelen telefonla bölündü. Bir tutukluyla görüşme izni çıkmadığı için cezaevinden ayrılıyorlardı. Telefonda izin çıktığı bilgisi gelince Silivri’ye geri döndüler.

Yeniden konuşmaya başladığımızda herkesin bize sorduğunu ben de Özgür Özel’e sordum.

“Pazartesi’nden sonra ne göreceğiz?”

Özel, bütün planlarını açıklamak istemediklerini söyledi ve “Biz ne yapacağımızı açıklıyoruz. Butlancılara akıl verenler hemen tedbir alıyor. ‘Grup toplayacağız’ dedik. Hemen tedbir aldırmak istediler. Salı günü çok geniş katılımlı bir grup toplantısı yapacağız” dedi.

Hem siyasi hem hukuki hem de fiziki olarak mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceklerini söyleyince “fiziki mücadeleden ne kastediyorsunuz” diye sordum.

Gülerek “Fiziki dediysem öğle göğüs göğüse bir şeyden söz etmiyorum. Mesela İzmir’e gittik. ‘Cumhuriyet Meydanı’nda toplanacağız’ dedik. Orayı kapattılar. Biz de Gündoğdu meydanına yürüyüp orada yaptık. Ankara’da da partiden çıkıp TBMM’ye yürüdük. Binlerce insan geldi. Engellemeye çalıştılar, ama durmadık. Bu fiziki engellemelere karşı yaptıklarımızı kastediyorum.”

Parti içindeki mücadeleyi son noktaya kadar zorladıklarını anlatan Özel, şunları söyledi:

“Butlancılara akıl verenler hukuku sonuna kadar zorluyor. Butlancılar kendilerini OHAL zamanı Cumhurbaşkanı gibi görüyorlar. Her istediklerini yapabileceklerini, istemediklerini engelleyebileceklerini sanıyorlar. Mahkemenin tedbir kararının her şeyi sınırladığı doğru değil ama onlar öyleymiş gibi davranıyorlar.”

Özel, örnek vermesini isteyince de Parti Meclisi toplantısını hatırlattı.

“PM toplantısını erteledik diyorlar. Oysa PM’yi biz de toplayabiliriz. PM’nin toplanması için 12 üyenin imzası yeterli.”

***

Tabanda da kurultayın bir an önce toplanması talebi olduğuna işaret eden Özel, parti delegelerini gören herkesin “Niye harekete geçmiyorsunuz, niye imza toplayıp hemen kurultaya gitmiyorsunuz?” diye sorduğunu anımsattı.

Özel şöyle konuştu:

“Ben yıllardır bayramlarda cezaevlerini ziyaret ederim. Açık görüş olduğu için cezaevlerinin önü kalabalık oluyor. Oradaki insanlar biraz çaresiz, biraz hüzünlü olurlar. Politik bir kitle olmaz. Genellikle de af isterler, infaz düzenlemesi isterler.

Bu bayram, Şakran’da, Buca’da, Silivri’de başka bir tabloyla karşılaştım. Herkes ‘dik dur’ diye bağırıyordu, alkışlıyordu. Herkes Butlancılara tepki gösteriyordu.”

Özel’e Kemal Kılıçdaroğlu’yla yaptığı görüşmede bu gözlemlerini aktarıp aktarmadığını, bunları görüp görmediğini sorup sormadığını da sordum.

Tam olarak şu yanıtı verdi:

“Kemal Bey’e ne desem ‘bilmiyorum’ diyor, ‘evet’ diyor, ‘tamam’ diyor. ‘Tedbir var, kurultay yapamayız’ diyor ya... ‘Yargıtay’a başvuruları geri çekelim karar kesinleşsin, hemen yapalım kurultayı’ diyorum. ‘Bilmiyorum, hukukçulara sorayım’ diyor. Hangi öneriyi sunsam ‘Bilmiyorum ben hukukçu değilim’ diyor. ‘Önerilerinizi yazın, hukukçulara sorayım’ diyor. Bu kadar tepkiye rağmen bu işi nasıl sürdürmeye çalışıyorlar anlamıyorum.”

***

Peki 38. Kurultay öncesi oluşan delege listesi geçerli mi?

Özel bu soruyu yanıtlarken “Evet, geçerli. Olağanüstü kurultay çağrısı yapabilirler ama onun da önüne geçmek isteyebilirler. Biz de ona göre hazırlıklarımızı yapıyoruz. Hangi delege diyorlarsa o delegelerle... Sandığı mutlaka getirmeliyiz” diye konuştu.

Sohbetimizi tamamlarken Özgür Özel’in söyledikleri işin özeti gibiydi:

“Bir ucundan tutup sandığı getirmeliyiz. Bugüne kadar Türkiye’ye sandığı getirmeye çalışıyorduk ama maalesef şimdi partiye sandığı getirmeye uğraşıyoruz.”