Tarih 21 Şubat 2025. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) şu açıklamayı yaptı: Mesude Evliyazade “Kurulumuzca BİST pay piyasasında yaşanan olağanüstü fiyat hareketlerine yönelik inceleme başlatılmıştır. Kurulumuz ve Borsa İstanbul A.Ş. tarafından tüm kurumların işlemleri inceleme altına alınmıştır. Sermaye piyasasının güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin tespiti halinde, Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, kurulumuz tarafından sorumlular hakkında cezai ve/veya idari yaptırımlar uygulanacaktır. Ayrıca kurulumuzca; olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine neden olan maksatlı ve yanıltıcı haberleri yapanlar ile bu haberleri yayanlara ilişkin gerekli hukuki işlem/incelemeler derhal başlatılmıştır.”
Bu açıklamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, 26 Şubat 2025’te SPK’ya bir yazı gönderdi:
“Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturmaya esas olmak üzere; Borsa İstanbul (BİST) pay piyasasında son dönemlerde olağanüstü fiyat hareketliliklerinin oluştuğu…
“Son olarak 21 Şubat 2025 tarihinde BİST piyasasında oluşan olağan dışı fiyat ve miktar hareketliliklerine sebep olan sermaye piyasası araç paylarında ve bu paylardaki işlemlerde Borsa İstanbul piyasasında ani hareketlerle düşüşlerin meydana geldiği…
“Bu hareketliliğin makul bir ekonomik veya finansal gerekçe ile açıklanmayan borsa piyasalarının güven, açıklık ve istikrar içerisinde bozacak nitelikteki eylemler çerçevesinde değerlendirildiği; bu kapsamda re’sen soruşturma başlatılmış olup…”
Tam 19 ay önce, o dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Akın Gürlek, 21 Şubat’taki hareketlilik üzerine “soruşturma” başlatıyor.
“Şüpheli” SPK başkanına sorular
Başsavcılığın SPK’ya yazısının devamında şu tespitler dikkat çekici: “Son bir haftadır başsavcılığımızca gelen ihbarlar, sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlar ve yine medyada borsaya ilişkin olarak yapılan haber ve değerlendirme programları değerlendirme ve takibe alınarak BİST pay piyasasında piyasanın çalışmasını bozar nitelikte manipülatif eylemlerde bulunan kişilerle bu kişilerin yapmış olduğu uzun ve kısa vadeli işlemlere ilişkin olarak başlatılan ve soruşturma dosyamıza konu edilen olgularla ilgili olarak…”
Buradaki vurgu; “Manipülatif eylemlerde bulunan kişilerle bu kişilerin yapmış olduğu uzun ve kısa vadeli işlemlere ilişkin olarak başlatılan…”
Bu yazı kime gidiyor? SPK’ya!
O dönem SPK Başkanı kim?
18 Nisan 2022 tarihinde SPK Başkanı olarak atanan ve bu görevi Nisan 2026’ya kadar 4 yıl boyunca sürdüren İbrahim Ömer Gönül.
Ve dün… İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
26 Nisan 2025’e tekrar dönelim.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, SPK’ya gönderdiği müzekkerede, fon soruşturmasında tutuklanan Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız’la ilgili şu bilgilere yer veriliyor:
“Muhammet Yarız’ın Can2 Termik (CANTE) ve Vakıf Finans (VAKFN) hisselerinde de işlem yasağı aldığı, en son 2024 yılında Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. (KTLEV), Temmuz 2023-Şubat 2025 tarih aralığı hissesinde Yarız’ın babası Celal Yarız’ın işlem yasağı aldığı, Muhammet Yarız’ın Katılımevim’in yanı sıra Birleşim Grup Enerji (BIGEN), Mopaş (Ocak 2025-Şubat 2025 tarih aralığı) da manipülasyon yaptığı, bu 3 şirketin ortak noktası ile konsorsiyum liderinin İnfo Yatırım olduğunun belirtildiği…”
Başsavcılık müzekkeresinde SPK’dan ivedilikle şunların gönderilmesini istiyor:
1. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından müzekkerimizde belirtilen isimler ile bu isimlerin yine belirtilen eylemleri de dikkate alınarak detaylı araştırmanın, soruşturmanın sürüncemede kalmasına sebebiyet vermeyecek şekilde ivedi olarak yapılması…
2. Yine müzekkerimizde belirtilen isimler ve eylemlerle ilgili olarak SPK tarafından aktif olarak araştırmanın olup olmadığı, halen devam eden araştırma veya tamamlanan rapor varsa buna ilişkin olarak başsavcılığımıza gecikmeksizin bilgi verilmesi…
3. Müzekkerimizde belirtilen isimler ile ilgili olarak yapılan/yapılacak araştırmada eylemi tespit edilen kişi/kişilerin hazırlanan raporlarının raporu tamamlanan kişi bazında tüm şahıslar hakkında tamamlanması beklenmeksizin ivedi olarak gönderilmesi rica olunur.
Burada sorular şu: SPK, başsavcılığın istediği raporları iletti mi? Hazırladı mı? Ne yanıt verdi? Herhalde dün “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılan eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün bu sorulara bir yanıtı olacaktır.
Başsavcılığın tespitinden 8 ay sonra fark etmişler
Ancak…
Fon soruşturmasında adı geçen şirketlerle ilgili SPK’nın 18 Eylül 2026 tarihli açıklaması daha da çarpıcı. Çünkü; “Bazı fonlarda sorun olduğunu geçen yılın son çeyreğinde fark ettik” diyor kurul. Okuyalım:
“2025 yılı son çeyreğinde, yatırım fonları içerisinde, bilhassa serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları vasıtasıyla; belirli portföy yönetim şirketlerine (PYŞ) ait fonların, fiili dolaşım oranı düşük olan paylarda ekonomik gerçeklik ve şirket temel finansal büyüklükleri ile açıklanamayacak şekilde fiyat hareketlerine neden olduğu gözlemlenmiştir.”
SPK ne zaman fark etmiş:
2025’in Ekim, Kasım, Aralık aylarında.
Başsavcılık ne zaman yazı göndermiş?
26 Şubat 2025. Yani, yazıdan sekiz ay sonra.
Peki bu sekiz aydan sonra ne yapılmış?
Dokuz ay boyunca bu şirketlerin “şişmesi” izlenmiş.
Dün… Ekonomim’de Alaattin Aktaş yazdı:
“… Sorun 2025’in son çeyreğinde belirlenmiş, aslında çok daha önceden gözlenen olumsuzluklar belli ki vardı da, neyse… Son çeyrek olarak eylülün ortasını alalım; yatırımcı sayısı 161’den 22 bine fırlamış, birim fiyat da 574 liradan 1.321 liraya çıkmış.
“… Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘Manipülasyona izin verilmeyecek’ açıklamasını yaptığı 4 Kasım’da artık yatırımcı sayısı 47 bin, birim fiyat 2.453 lira. Eylül ortasından beri yalnızca bir buçuk ayda olmuş bu hareket.
“… Rehber hazırlıkları bir dizi yazışmayla ilerliyor. Şubatta TSPB ve MKK’dan görüş istendiğinde yatırımcı sayısı 50 bini aşmış, birim fiyat da 3.553 liraya ulaşmış, fon büyüklüğü artık 52 milyar lira.
“… Farkında mısınız, hâlâ vakit var, en azından o an bir şekilde düğmeye basılsa sermaye piyasalarındaki çalkantı, ekonomiye binen yük ve vatandaşın kaybı çok daha az olacaktı.
“… Hani mahkemeler telafisi güç ve imkansız konular olduğunda ‘yürütmeyi durdurma kararı’ verir ya, öyle bir adım atılabilmiş olsa 2025 temmuzundan 2026 şubatına kadar olan dönemde ne yatırımcı sayısı 161’den 50 bine çıkardı, ne birim fiyat 574 liradan 3.553 liraya.”