Avrupa yanıyor.

Omega hava dalgası ve ejderha sıcağı kıskacında.

Afrika ve Sahra Çölü üzerinden gelen sıcak, gerçek anlamda kavuruyor.

300’e yakın kişi öldü.

Fransa’da termometre gündüz 44 derece.

Gece durum daha vahim hissedilen sıcaklık 55 dereceye dayanıyor; 39 milyon kişi hava dalgasından etkilendi.

845 okul kapandı.

Hastanelerin camları termal battaniyelerle kaplandı, klima ve vantilatör satışları patladı.

Nükleer santral durduruldu.

Müzik festivallerinde başlayan alkol yasağı, tüm kamusal açık alanlar için genişletildi.

İngiltere’de termometre 40 dereceyi aştı.

Sağlık Güvenliği Ajansı 6 bölge için kırmızı uyarı verdi.

Bazı okullar yarım gün eğitime geçti, bazıları kapandı.

1976 yılındaki sıcaklık rekorunun en az 2-3 derece aşılacağı tahmin ediliyor.

İtalya’da 8 kentte kırmızı uyarı var.

Belçika’da demir yolu işletmeleri aşırı sıcak nedeniyle bazı tren seferlerini iptal etti.

İspanya, Madrid’teki taraftar alanını kapattı.

Almanya genelinde uyarılar var.

Frankfurt Havalimanı’nda uzun süre bekleyen yolcular sıcak çarpması nedeniyle fenalaştı.

Avrupa’yı perişan eden sıcak, dalga dalga bize geliyor.

Sağımızı omega, solumuzu ejderha sıcağı saracak.

Atmosferde oluşan ve “ısı kubbesi” olarak adlandırılan sistemde sıcak, ejderhanın ağzından çıkan alev misali yakacak.

Bu sisteme Kuzey Afrika ve Sahra’dan taşınan dalga da eklenecek.

Ölümcül sıcak tarafından kuşatılacağız.

Ege ve Akdeniz Alarm Veriyor

Meteorolojik değerlendirmelere göre; İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Adana ve Hatay gibi kentlerde termometrelerin zaman zaman 40 derecenin üzerine çıkması sürpriz olmayacak.

Tahmin edersiniz ki termometre ve hissedilen sıcaklık arasında en az 3 derece fark olur.

Yani hissedilen sıcak boğacak.

Yine Adana’da güneşe ateş açan ya da cadde ortasında yumurta kırıp pişiren görürseniz şaşırmayın.

Ancak uzmanlara göre asıl tehlike gündüz sıcaklıkları değil.

Gece sıcaklığı…

Serinlik çökmeyen gece vücuda ne yapıyor?

Kimler risk altında?

Nasıl beslenmeli, hangi kıyafetleri tercih etmeliyiz?

Sıcak çarpmasına, güneş zehirlenmesine, kalp-damar sağlığına dikkat etmek için neler yapmalıyız?

Hepsinin ve fazlasının cevaplarını Kardiyoloji Uzmanı Dr. Reyhan Kahraman Akman ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ekrem Küçükoğlu’ndan aldım.

Ölümcül “Tropikal Gece Sıcağı” Kapıda

Gece saatlerinde havanın yeterince serinlememesi uykusuz, huzursuz ve stresli saatler demek.

Uzm. Dr. Ekrem Küçükoğlu:

“Bu durum vücudumuzun çok önemli mekanizma ve homeostasisi olan gece uykusunu engeller, vücut direncinde de sorunlar oluşturmaktadır.”

Yani var olan rahatsızlıklar tetiklenebiliyor.

Çünkü vücut gün boyunca maruz kaldığı sıcaklığın etkilerini büyük ölçüde gece saatlerinde atlatıyor.

Dinlenmeyen vücudun direnci düşüyor.

Ufak rahatsızlık bile boyut değiştirip ölümcül olabiliyor.

İklim bilimcilere göre de bu yıl en büyük sınav “tropikal gece” sıcağı olacak.

Zehirli Güneşe Dikkat!

Unutulmamalı ki güneş çarpması, güneş zehirlenmesi yalnızca plajda güneşlenenlerin değil; tarlada çalışanların, inşaat işçilerinin, spor yapanların ve uzun süre dışarıda kalan herkesin karşılaşabileceği ciddi bir sağlık sorunu.

Ciddi yanık, yüksek ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, halsizlik ve bilinç bulanıklığına neden olabiliyor.

İleri vakalarda ise bilinç kaybı ve hayati tehlike ortaya çıkabiliyor.

Elektrolit Kaybı Dengeyi Bozuyor

Vücudun kaybettiği sıvının yeterince yerine konulmaması yalnızca susuzluk hissine yol açmıyor.

Aynı zamanda kan dolaşımını etkiliyor, organların yükünü artırıyor ve hayati risk oluşturabilecek tabloların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yapılması gerekenler, basit.

Uzm. Dr. Ekrem Küçükoğlu:

“Bol sıvı desteği, düzenli ve dengeli beslenme, günün belli saatlerinde özellikle öğle vakitlerinde mecbur kalınmadıkça dışarıda vakit geçirmemek, güneş kremi kullanmak ve açık renkli kıyafetler tercih etmek ama en çok da suyu bol bol tüketmek gerekiyor.”

Uzm. Dr. Reyhan Kahraman Akman:

“Evet. Yetersiz sıvı alımı kanın koyulaşmasına neden olarak pıhtılaşma riskini artırabilir ve kalp krizi ya da inme gibi ciddi durumlara zemin hazırlayabilir.”

Peki en çok kimler için durum kritik?

Uzm. Dr. Reyhan Kahraman Akman

“Özellikle bebekler, çocuklar ve ileri yaştakiler, kalp-damar hastaları, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olanlar daha yüksek risk altındadır. Şişmanlık ve hareketsiz yaşam tarzı aynı şekilde riski artırmaktadır. Açık havada egzersiz yapan kişilerin ve profesyonel sporcuların özellikle günün en sıcak saatlerinde yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmaları gerekir.”

Sıcak Böbreği Yoruyor, Tansiyonu Fırlatıyor

Nefes aldırmayan sıcak, bakın neler daha yapıyor.

Uzm. Dr. Ekrem Küçükoğlu:

“Başta susuzlukla tetiklenince böbrekleri yoruyor, ciddi tansiyon dengesi, vücut hemodinamisi dediğimiz nabız, oksijenlenme ve organların kanlanmasının bozulmasına neden oluyor. Tekrar ediyorum sıvı alımı dengeyi toparlıyor.”

Sıcak Kalp Krizini Tetikliyor

Aşırı sıcak kalbi zorluyor.

Vücut kendini serinletebilmek için damarları genişletiyor.

Kalp resmen fazla mesai yapıyor.

Dr. Reyhan Kahraman Akman:

“Kalbin iş yükünü daha da artırarak mevcut hastalıkların kötüleşmesine zemin hazırlayabilir. Ritim bozukluğu ve kriz tetiklenebilir.”

Beyin damarları da risk altında.

Ve göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı halsizlik ve baygınlık hissi gibi belirtiler asla hafife alınmamalı.

Dr. Reyhan Kahraman Akman:

“Dinlenmekle geçmeyen veya baskı, yanma tarzında hissedilen göğüs ağrısı, ani gelişen nefes darlığı, bayılma, uzun süren veya şiddetli çarpıntı, bilinç değişikliği, konuşma bozukluğu, kol ve bacaklarda güç kaybı gibi belirtileri acilen değerlendirmek gerekir. Bu tür şikâyetlerde zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı veya 112 Acil Sağlık Hizmetleri aranmalıdır.”

İşte durum bu kadar ciddi.

Ve bugün yaşadığımız bu tablo, yaklaşık 20 yıldır bahsettiğimiz şey: küresel ısınma, iklim değişikliği.

Yaşananlar, uyarıların artık bir gelecek senaryosu olmadığını gösteriyor.

Dünyayı kirlettik.

Kaynakları kuruttuk.

Ve iklim bilimcilere göre bunlar daha iyi günlerimiz…