Türkiye Büyük Millet Meclisi dün yeni yasama yılını açtı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da konuştuğu açılış oturumunun öncesinde, sonrasında TBMM koridorlarının en büyük gündemi fon kriziydi.

Törenin dikkat çeken siyasi detayı, Erdoğan’ı ayakta karşılamayan iki partinin Yeni Parti ve CHP olmasıydı. Butlan nedeniyle ayrışan iki parti Erdoğan’ı oturarak karşılama konusunda ortak bir tavır almıştı. Locada Erdoğan’ın salona girişini oturarak karşılayanlardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu’ydu.

Yeni Partililer, ayağa kalkmadıkları gibi, Erdoğan’ın konuşmasını dinlemeden Genel Kurulu boşalttılar. Kılıçdaroğlu ve CHP grubu ise Genel Kurul’da kalıp Erdoğan’ı dinlemeyi tercih etti.

***

Erdoğan konuşurken en çok dikkat çeken fotoğraflardan biri kabinenin bulunduğu locada ortaya çıktı. Bazı bakanların ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın bulunduğu locanın üst köşesinde de AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı vardı. Adalet Bakanı Akın Gürlek sağ alt köşede, Elitaş ile Yazıcı ise sol üst köşede oturuyordu.

Fotoğrafın dikkat çekmesinin nedeni de şuydu:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hesaplarına tedbir koyduğu 5 kişiyle ilgili “tedbiri kaldırma” kararı vermişti ve o beş kişiden biri de Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’ydı.

Hayati Yazıcı, Erdoğan konuşurken dahi Elitaş’a uzun uzun bir şeyler anlatınca herkes oğlunun durumuyla ilgili bilgi verdiği yorumu yaptı. Zira Elitaş, fon sürecinin atlatılmasında AK Parti’de en aktif rol alan isimlerden biriydi.

***

Erdoğan’ın konuşması sonrasında konuyla yakından ilgilenen bir AK Parti yöneticisiyle son durumu konuştuk. Söylediklerini şöyle özetleyebilirim:

  • "26 Eylül itibariyle fonlarda bulunan şişirilmiş değer 800 milyar lira civarında. Bu rakam 27’sinde hızla düşmüş ve 600 milyar civarına gelmiş.
  • Üzerinde durulan dönem 1 Temmuz 2026 ile 26 Eylül 2026 arası. Bu dönemde tartışmalı fonların hareketliliği zirve yapmış.

  • Tartışmalı fonlar yaklaşık 50-60 şirketin hisselerini toplayarak süreci yönetmiş. Yapılan uyarılara rağmen faaliyetlerine devam etmelerinin nedeninin fonculardaki “Ne kadar büyürsek o kadar dokunulmaz oluruz. Bize dokunulursa ekonomi sarsılır diye kimse dokunmaz” özgüveni olduğu değerlendiriliyor.

  • Geri ödemelere 10 bin ile 100 bin lirası bulunan mağdurlarla başlanacak. Bunların sayısı 150 bin civarında. Sonra belli kademelerle ilerlenilecek.

  • En önemli şey, borsaya güvenin yeniden canlanması. Fonlarda 18-20 milyar dolar görünüyor ama borsada işlem olmayınca ekonomimiz üzerindeki zararı bunun beş katını aşabiliyor. Ekonomi yönetimi, yatırımcıların borsaya dönebilmesi için güven artırıcı önlemler almayı sürdürecek.

  • Borsaya ve genel ekonomiye etkisi nedeniyle krizin suhuletle çözülmesi gerekiyor. Öncelikle mağdurların kurtarılmasına ve piyasanın canlandırılmasına ihtiyaç var. Bu nedenle bütün enerji sorunun çözülmesine veriliyor. Krizin aşılması için gerekli yol haritası netleşip hayata geçirilince işin aktörleriyle ilgili adımlar birbirini izleyecek. O nedenle 15 gün sabretmek lazım. 15 gün sonra bütün sorumlular hesap vermeye başlayacak.”

***

Türkiye ekonomisinin selameti, mağdurların zararlarının karşılanması açısından fon krizinin adil bir şekilde çözülmesi herkesin temennisi. Ancak herkesin beklediği başka bir şey de bu sürecin mimarlarının adaletin önünde hesap vermesi.

Bakalım AK Partili kaynağımızın dediği gibi 15 gün sonra (AK Partili olup olmamasına bakılmaksızın) herkesten tam hesap sorulabilecek mi?


Doğan Bekin: Partimde kalacağım

Kısa bir süre önce Yeniden Refah Partisi Milletvekili Doğan Bekin’in partisinden istifa ettiği ve AK Parti’ye geçeceği haberleri çıktı. Bu gelişme üzerine biz gazeteciler hemen kendisinin Filistin ve Gazze ile ilgili sözlerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği “Terbiyesizin biri” ve “Kafadan da galiba sıkıntısı var” tepkisini anımsattık. Haklı olarak da bu sözlere rağmen AK Parti’ye nasıl katılacağını sorduk.

Ancak Doğan Bekin, çarşamba günü bir açıklama yaparak Genel Başkan Fatih Erbakan’ın isteğiyle Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ve MYK üyeliğinden istifa ettiğini, ancak siyasete Yeniden Refah Partisi’nde devam edeceğini duyurdu.

Kendisiyle dün yaptığımız telefon görüşmesinde de iktidar safına geçmeyeceğini açık açık ifade etti.

AK Parti’ye katılacağı iddiasını konuşup Yeniden Refah’ta kalacağı bilgisini paylaşmasak olmazdı.