Fatma Betül Sayan Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerine yatırım yaparak kısa sürede 2.17 milyar lira kazandığının ortaya çıkmasıyla iktidar çevrelerinde tuhaf bir "gammazlama" furyası başladı.
Bazı AK Partililerin isimleri yine iktidar çevresinden olduğunu düşündüğüm kaynaklar tarafından değişik mecralarda dillendirilmeye başlandı.
Bazı Genel Başkan Yardımcılarının, bazı milletvekillerinin isimleri açıkça dillendiriliyor. Ben somut bir bilgi olmadan o isimleri yazmayı doğru bulmuyorum.
Şu ana dek,
İlk Fatma Betül Sayan Kaya'nın ismi Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre tarafından açıklandı. Kaya yalanlayamadığı iddiayı kabul edip istifa etti. Ayrıca kazandığı parayı iade ettiği ve mal varlıklarına tedbir konulduğu bilgisi paylaşıldı. Fatma Hanım eşiyle birlikte 163 milyon lira koyup 2.17 milyar lira kazanmıştı. Kendisinin TERA Portföy'le bağlantısının Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel olduğuna dair bilgiler geliyor.
İsmi konuşulan bir başka isim de Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’ydi. Ancak Zeybekci, bu işten mağdur olduğunu duyurdu. Zeybekci’nin (paralarını kat be kat artırıp hisselerini satıp yüksek miktarda bir parayla çıkmak bir yana) fonlardaki parasını kurtarmayı bekleyen “mağdurlardan” biri olduğu anlaşıldı.
Bu arada Zeybekci’nin kriz patlak verdiğinde ilk tepki gösteren ve SPK’yı görevini yapmamakla itham eden isim olduğunu unutmamak gerek.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da Nihat Zeybekci’den durumuyla ilgili bilgi aldığını, Zeybekci’nin mağduriyetini ve SPK’nın eksik yaptığı işleri anlattığını öğrendim. Affını istemediğine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan Zeybekci’nin mağdur olduğuna ikna olmuş olabilir.
- İsmi gündeme gelen bir başka isim eski Milletvekili Ertan Aydın. Erdoğan’ın 2023’te Cumhurbaşkanlığı adaylık kampanyasını da yürüten Aydın’ın Ocak 2025- Mayıs 2025 arasında (TERA fonu TEFAS’a açılmadan önceki dönemde) TERA Holding’de dört ay bağımsız yönetim kurulu üyeliği yaptığı bilgisi var. Aydın’ın bu dönemde yöneticisi olduğu şirkete bağlı fonlardan herhangi bir hisse alışverişi olmadığı, son iki yılda ise borsadaki faaliyetlerinde de zarar ettiği tespit edilmiş. Dolayısıyla, fon kriziyle ilişkisi parasal değil, yönetimsel olmuş ve çok kısa sürmüş.
- Bir gazetecinin sosyal medyada fonla ilişkili AK Partililer arasında ismini paylaştığı Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya’yla dün telefonla görüştüm. Kendisine doğrudan tartışmalı fonlarla ilişkisi olup olmadığını sordum. O da çok net bir şekilde “Bırakın o fonu, herhangi bir fonu, borsanın önünden geçmişliğim yoktur” dedi.
★★★
Peki bu fonlarla AK Parti arasında nasıl bir bağ var. Bu konuda konuştuğum kaynaklarımdan aldığım bilgileri şu şekilde özetle yebilirim:
TERA’nın patronu Emre Tezmen TERA’yı Türkiye’nin NVIDIA’sı (Merkezi ABD’de olan çok uluslu yapay zekâ şirketi) yapacağını iddia ediyormuş. Kayınpederi zengin bir Belçikalı olan Tezmen hem çip üretiminde hem savunma sanayinde yerli ve milli teknoloji şirketleri kuracağını anlatarak AK Parti’de geniş bir ağ kurmayı başarmış. “Yerli ve milli” bir nevi anahtar kelimeler olmuş.
Tezmen, AK Partili isimleri “güvence” ve “iktidarla köprü” olsunlar diye etrafında tutmaya çalışmış. Bu konuda en büyük destekçisi de Çelikler Holding’in patronunun damadı olan TERA Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel olmuş.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2.17 milyar liraya çıkardığı 163 milyon lirasının kaynağını da “aile serveti” olarak gösterdiğini duydum. Babası öğretmen olan Kaya’nın, annesinin ağa kızı olduğunu ve zenginliklerinin anne tarafından geldiğini anlattığını öğrendim.
Edindiğim bilgiye göre TERA fonunun AK Parti’yle bağı, Pusula Holding kadar değilmiş. Pusula Holding’in bünyesindeki şirketlerin ve hisselerin (Gündoğdu, Odine ve Altınkılıç gibi) incelenmesi durumunda daha fazla AK Partilinin ve üs düzey bürokratın isminin çıkacağını iddia eden bir kaynağım, Muhammed Yarız’ın AK Parti’yle bağına da dikkat çekti.
★★★
Yaptığım görüşmelerde dikkatimi çeken bir durum da SPK’nın rolüne ilişkindi.
Bütün AK Partililer, SPK’nın sürecin tam göbeğinde ve etkisiz olduğuna dikkat çekiyor. En çok şu dört somut eleştiriyi duydum:
- Mehmet Şimşek’in uyardığı gün SPK tarafından müdahale edilse söz konusu fonlarda 10 milyar dolar varmış. Bu rakam aradan geçen sürede 20 milyar dolara dayandı. Bu da müdahaleyi iki kat daha zorlu hale getirdi.
- Özata Denizcilik şirketi TERA’ya geçtikten sonra 80 gün tavandan açıldı. Satış dahi yapılmadı ve hisseye TERA dışında kimse sokulmadı. SPK bu durumu gördüğü halde hiçbir şey yapmadı.
- Gündoğdu Gıda faaliyetlerini durdurduğu halde Pusula, bu şirketin hisselerini toplayarak şirketin değerini uçurdu. SPK buna da seyirci kaldı.
- Bir dönem borsadaki hareketliliğin yüzde 60’ı bu fonlar tarafından domine edilmesine karşın SPK yine seyirci kalmış.
★★★
Anlattığım bütün bu durumların tek bir izahı var: Bal tutan parmağını yalamış.
Tartışmalı fonlar, avantajlı fırsatlar sunarak Fatma Betül Sayan Kaya gibi iktidarın güçlü mensuplarını kendi çevrelerine doğal kalkan yapmaya çalışmışlar.
Ancak bir süre sonra mızrak çuvala sığmamış.
Şimdi fonlara bulaşmış bir kesimde büyük bir panik ve gammazlama furyası başlamış. Yakında çok daha fazla isim duyarsanız şaşırmayın.