Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in bir zaman sonra itirafçı olacağına dair açıklamasının üzerinden 12 gün geçti.
Açıklamanın yapıldığı gün Böcek hakkındaki soruşturmanın Antalya’daki duruşmaları devam ediyordu. Bakan Gürlek’in açıklamasından sonra hem Böcek hem CHP lideri Özgür Özel, Böcek’e itirafçı olması yönünde çok fazla baskı yapıldığına dikkat çekti. Böcek kanadı ayrıca itirafçılık tekliflerini geri çevirdiğine dikkat çekerek itirafçı olacağı iddialarını yalanladı.
***
Mesele sadece Gürlek’in açıklamalarıyla sınırlı kalmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da eş zamanlı olarak düğmeye bastı.
Önce Böcek’in iki şoförü gözaltına alınıp İstanbul’a götürüldü. İki şoför dört günlük gözaltı sürecinin ardından tutuklandı.
Böcek’in bir danışmanıyla B.K. isimli bir belediye çalışanı kadın da dün gözaltına alındı.
Peki Böcek Antalya’da zaten yargılanırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gözaltı, İstanbul Sulh Ceza Hakimlerinin tutuklama kararlarına neden ihtiyaç duyuldu?
Bu arada dört yeni gözaltı ve tutuklama kararlarının ardından “Muhittin Böcek itirafçı oldu” söylentileri yeniden piyasaya sürüldü.
Bütün bu gelişmeleri CHP’den önemli bir isme sordum.
O isim “neler oluyor” soruma şu yanıtı verdi:
“Böcek’in itirafçı olduğuna dair bende bir bilgi yok. Ancak Böcek’e çok fazla baskı yapıldığına dair çok fazla veri var. Böcek’i her açıdan sıkıştırmaya çalışıyorlar. Özel hayatına dahi girerlerse şaşırmayın. Zincirin en zayıf halkası o alan.”
CHP’li bir yöneticiye de aynı soruyu sordum. O daha da net bir yanıt verdi:
“Böcek ve Yalım üzerinden CHP’yi ve Sayın Genel Başkanı sıkıştırmak, susturmak istiyorlar.”
Ben Bakan Gürlek’in açıklaması sayesinde Özel’in Böcek üzerinden nasıl sıkıştırılmak isteneceğini biliyordum. Malumunuz, Bakan Bey “Böcek Manisa’da Özel’le buluşmuş ve aday olabilmek için rüşvet vermiş” iddiasını alenen söyledi.
Böcek, Özel’in ya da Ekrem İmamoğlu’nun aleyhine, Bakan Gürlek’in sözünü ettiği şekilde ifade verirse iş CHP hakkındaki kurultay davasına dönebilir. Yargımız bugüne kadar belediyelere ve belediyeler üzerinden yaptığı baskıyı, CHP’nin tüzel kişiliği üzerine yöneltebilir.
***
Peki Yalım üzerinden CHP ve Özel’e nasıl yüklenebilirler ki?
Konuştuğum CHP yöneticisi, Yalım soruşturmasının yolsuzluk içeriğiyle Genel Merkez arasında doğrudan bir bağlantı kurulamayacağını ama Yalım’ın Özgür Özel’in yakın çevresi içinde olduğu konusunun üzerinde yüklenebileceklerini ifade etti.
CHP’nin dünkü MYK toplantısının gündeminde de bu konu vardı.
Yalım’ın şoförüyle yakın çalışma arkadaşlarının hem yolsuzluk hem özel hayat konusunda Yalım aleyhine çok ciddi bilgiler içeren ifadeler verdiği belirtilirken bir CHP’li yönetici, başka yöneticilerle birlikte Yalım’ın partiden derhal ihraç edilmesi görüşünü savunduklarını ve bu görüşe MYK’da karşı çıkan olmadığını anlattı.
***
CHP’nin kurmay kadrolarına göre, Özel’in Akın Gürlek’in mal varlığıyla ilgili açıklamaları toplumda beklenmedik bir etki yarattı. İddialar AK Parti kadrolarında ve tabanında dahi karşılık buldu.
Bu çerçevede gelecek günlerde “misilleme” olarak CHP ve Özgür Özel aleyhine kullanılabilecek operasyon ve yargı kararlarında bir yoğunlaşma söz konusu olabileceğine de dikkat çekildi.
Hem parti yönetimi hem Özel, başta Muhittin Böcek’e yönelik baskılar olmak üzere, son dönemde yargının ve kolluk kuvvetlerinin attığı bütün adımların, Özgür Özel ve partinin tüzel kişiliği üzerinde yoğunlaştığına ve daha da yoğunlaşacağına dikkat çekiyor.
Bunlara ek olarak İktidar çevrelerinde de CHP’ye butlan atanması, hatta kapatma davası açılması gibi seçenekler dillendiriliyor.
Özgür Özel, parti yönetimine bu baskıya karşı direnecekleri mesajını veriyor.
Ancak hem Özel’i hem CHP kadrolarını yargının baskısından çok, Yalım gibi isimlerin yaptığı hatalar zorluyor.