“Memduh dede, mutlu olmak istiyorum ama olamıyorum” demiş bir Youtube takipçim…
“Sadece istemekle mutlu olunmaz ve mutluluk gökten zembille inmez” diye dönüş yaptım…
***
Nazım Hikmet, Abidin Dino’ya, “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?.. İşin kolayına kaçmadan ama...” demişti bir şirinde…
Demek ki mutluluğun resmini yapmak kolay ama asıl olan kolaya kaçmadan çizebilmek…
***
75 yaşıma gelinceye kadar bizzat yaşayarak öğrendiğim o kadar çok şey var ki…
Bunlardan biri de “mutluluğun tarifi…”
Mutluluk hazır bulunmaz; inşa edilir…
Emek ister, kimi zaman da hayatı yaşarken adeta fethedilir...
Çünkü insanı mutsuz eden şey sadece yoksulluk, başarısızlık ya da hastalık değildir…
Kıskançlık, sürekli başkalarıyla karşılaştırılma, geçmişe saplanıp kalma, herkes tarafından sevilme arzusu ve hayatın tek başına sizin etrafınızda döndüğünü sanmak da insanın içini kemirir…
Mutluluğun gerçekçi motivasyonu nedir?..
Bence ilk şart, insanın kendisinden başka bir şeyle ilgilenebilmesidir…
Bir iş üretmek… Bir insanı sevmek… Bir çocuğun geleceğine katkıda bulunmak…
Bir kitap okumak… Bir çiçek yetiştirmek… Bir dostun derdini dinlemek…
Merak etmek, öğrenmek, paylaşmak…
Çünkü insan sürekli kendisini düşündükçe küçülen, dış dünyaya açıldıkça büyüyen tuhaf bir varlık...
***
Para tabii ki önemlidir...
“Parayla saadet olmaz” sözü, geçim sıkıntısı yaşayan insana söylenecek kadar romantik bir söz değildir…
Barınma, beslenme, sağlık ve gelecek güvencesi sağlayacak gelir, mutluluğun çok önemli altyapılarından biridir… Para mutluluğun altyapısını kurabilir fakat, mutluluğun kendisini satın alamaz…
Makam da öyle… Makam insana güç verebilir, itibar sağlayabilir, kapıları açabilir ama gece yatağa girdiğinizde o makam sizinle uyumaz…
İnsanların sizi mi, yoksa koltuğunuzu mu sevdiğinden emin değilseniz, güç arttıkça yalnızlık büyüyebilir...
Sözümün özü canlarım...
Bence mutluluğun en gerçekçi tarifi şudur:
İhtiyaçlarını karşılayabilecek kadar maddi güvence…
Sabah yataktan kaldıracak kadar amaç…
Merak edecek kadar zihin…
Sevecek ve sevilecek kadar insan…
Kaybetmeyi kabullenecek kadar olgunluk…
Ve değiştiremeyeceğimiz şeylerle yaşamayı öğrenecek kadar bilgelik…
***
Mutluluk bir piyango bileti değildir…
Mutluluk, hayatın bize vereceği bir ödülü beklemek yerine…
Elimizdeki malzemeden, yaşayabileceğimiz güzel bir hayat yapma sanatıdır…
Ve bence en zengin insan, en çok şeye sahip olan değil…
Sahip olmadıkları yüzünden, sahip olduklarının tadını kaybetmeyendir…