Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yine ekranlara çıktı yine klasikleşmiş “İşler tıkırında” mesajını verdi.

Sahi ne dedi? “Satın alma gücü bakımından dünyanın en büyük 11’inci ekonomisiyiz! Kişi başına neredeyse 50 bin dolarlık bir alım gücümüz var, dünyada böyle ülke bulamazsınız!” Biraz daha havaya girseydi “Al bu kirazdan kalmaz birazdan!” diye bağırması an meselesiydi…

***

Aslında doğru söylüyor Şimşek Bey… Vallahi bulamayız! Kimse de bulamaz. Nereye sakladılarsa, yeri çok gizli… Kim nereden buluyor 50 bin doları? Bize onu söyleseydi!

Dediği para da bugünkü kurla yıllık yaklaşık 2.3 milyon lira… Ben dinlerken Şimşek’i, kafayı yedim valla! Ne kadar da rahat söylüyor kişi başı 50 bin dolar diye hiç sorma…

Dört kişilik bir ailenin oturduğu tek bir haneye yılda 9.2 milyon lira para giriyor bu hesapla… Eğer size giriyorsa muhtemelen yanlışlıkla başka bir ülkenin vatandaşı oldunuz. Nüfus kağıdınızı bir kontrol edin göreceksiniz!

***

Kağıt üstünde cennet hesaplanırken, tezgahta cehennem azabı çekiliyor. Peki neye güvenip böyle abuk sabuk rakamlar üfürüyor?

Ne zaman köşeye sıkışsalar dünyanın en anlamsız hesaplarından olan meşhur “Satın Alma Gücü Paritesi” sakızını çiğniyorlar.

***

Teknik olarak bakarsan 2026 projeksiyonlarına göre Türkiye bu hesapla 4 trilyon dolarlık bir dev, kişi başına da 46.672 dolar düşüyor.

Nasıl hesaplıyorlar? Şöyle; Türkiye’de berber ucuza tıraş ediyor, otobüs bilet fiyatı Londra’ya göre çok daha ucuz ya… TL bazındaki fakirliğini uluslararası formüllerle harmanlıyorlar. Gidip ucuz ne varsa onun fiyatına bölüyorlar.

Hatırlayın lütfen, TÜİK’in enflasyon sepetindeki “Uzman Doktor Muayene Ücreti” kalemini 33 TL 69 kuruştan hesaplıyorlardı iki yıl evvel… Bir de üstüne bunun gibi verilerle hesaplanıyor parite…

Hah işte bu saçma sapan formülle çarpıp birden 46.672 dolarlık bir “Refah canavarı” çıkıyor ortaya…

***

İyi de arabaya benzin koyarken pompacı sana “Aman efendim, biz dünyanın 11’inci büyük parite ekonomisiyiz buyurun ucuza benzin pompalayayım aracınıza” diyor mu? Hayır! Yok öyleyiz diyorlarsa nerede lan bu para? Kim yiyor bu pastayı?

İlla birkaç ahmak çıkar, bak şu restoran tıklım tıklımdı diye örnek verir. O restoran kaç kişi alır? Otuz mu elli mi? O restorandan bin tane olsa otuz bin kişi mi elli bin kişi mi? Arkadaşım ülke 90 milyon kişi!

***

Bir masada dört kişi oturuyor. Biri tek başına koca bir danayı yiyor, diğerleri açlıktan kırılıyor. Ama istatistik ne diyor? “Kişi başına çeyrek dana düşüyor, herkes tok!” Hadi oradan!

Hadi kötü yönetiyorlar hadi insanlar fakirleştiriyorlar… Eyvallah… Sonuçta halkımızın seçimi, çekeriz ceremesini… Ama “Aptal” yerine koymaları yok mu milleti… Çok can sıkıcı hale geldi!