Türkiye’de siyaset okuması yaparken şu gerçeği görmek zorundayız: Türkiye ve dünya 2023ten çok farklı bir yerde.

Ukrayna savaşının uzaması, Trump’ın iktidara gelmesi ve Amerikan siyasetinin daha kutuplaşmış ve daha içe dönük şekilde yeniden hizalanması dünyayı da hızlıca değiştiriyor.

2023’e kadar konjonktür muhalefetten yanaydı, şimdi ise muhalefetin aleyhine.

Muhalefet belediye başkanlarının tek tek içeri alınması, her gün insanların tutuklanması dünyada bir tepkiye yol açar diye düşünüldü, ancak tam tersi oldu. Kimse umursamadığı gibi Erdoğan hükümetine destek tam gaz devam ediyor.

***

Bunun bir nedeni küreselleşmeye fragmentasyon, yani bölgecileşme arası verilmiş olması.

Ukrayna savaşının uzaması, ABD-İran savaşının öğrettikleri ülkelerde şu refleksi doğurdu. Dünya henüz koca bir aile değil. Ticaret de başlı başına barışa götürmeyebiliyor. Herkes önce kendi evinin güvenliğinden mesul, sonra da komşularla birbirini kollama zamanı.

***

Trump gittikten sonra işler eksiye döner mi acaba diyenler beklemesin. JD Vance ve Pete Hegseth başta olmak üzere Amerikan siyasetinde yükselen sağ siyasetçilere baksınlar. Bunların bir ortak özelliği Irak ya da Afganistan savaşı gazisi olmaları. Şunu söylüyorlar, bazı ülkelerde demokrasi ideali yok, olmak zorunda da değil. Her ülke demokrasi olmasın, bu ülkelerde istikrar ve işler bir sistem olsun yeter. Ötesi bizi aşar, herkes kendi evine çeki düzen versin. ABD, oraya buraya demokrasi götürmeye milyarlar harcadı, sonuç artan Amerikan karşıtlığı ve ABD’de insanların fakirleşmesi oldu, demek ki küresel barış elçiliği döneminin bitmesi gerekiyor. ABD siyasetinin rotası uzunca bir süre bu olacak.

ABD’nin içe dönmesi Avrupa’nın da değişmesine neden oldu. Avrupa artık ABD güvenlik şemsiyesi altında değilse, güvenlik konusunu kendi ele almak, şahinleşmek zorunda.

***

Gelelim bu çerçevede Mekke Anlaşması’na. Suudi Arabistan Pakistan ve Türkiye ortak bir savunma örgütü kuruyor. Kimileri “Müslüman NATO’su” dedi. ABD Mekke anlaşmasını destekliyor. İçindeki iki ülke Suudi Arabistan ve Pakistan çok sıkı ABD müttefikleri. Suudlarda para bol ama ordusu zayıf. Sisteminde pek çok fonksiyonel olmayan nokta var. Pakistan’da insan gücü, Türkiye’de ise güvenlik anlamında ‘know how’ ve kendine göre teknoloji var. Bu üçlünün bölgesel Voltranı oluşturacağı, bölgede ağırlık merkezlerini değiştireceği beklentisi var.

Avrupa nasıl kendi güvenliğini sağlamak için yeniden şekilleniyorsa, Orta Doğu da daha az ABD ile yaşamaya alışmak zorunda.

***

Bölgede devlet dışı yapıların sponsorluğunu yapan başlıca aktör İran. Bu devlet dışı yapıların etkisiz hale getirilmesi Mekke Anlaşması aktörlerine düşecek. İlerleyen dönemde Türkiye’nin de HAMAS gibi aktörler konusunda daha nüanslı davrandığını göreceğiz.

İsrail olan biteni tedirginlikle izliyor. Suudi Arabistan ve Azerbaycan’ı kızdırmak istemiyor, İran zayıflarken, kendi Nemesis’ini Türkiye olarak tanımlıyor. İsrail seçimlerinden sonra siyasetin hangi hatta oturacağı büyük önem taşıyor.