Her yeni eğitim yılında gündeme gelen, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Milli Savunma Bakanının sürekli anımsattığı bir konu var. TSK’nın askeri doktor ihtiyacı ve GATA’nın kapatılmasından sonra bu ihtiyacın tam karşılanmadığı iddiası.
Siyaset koridorlarında askeri hastanelerin açılması, askeri doktor eğitiminin askeri disiplin içinde yine askerler tarafından verilmesi konusu yeniden konuşulmaya başlandı. Bakalım TBMM’nin açılmasıyla birlikte bu tartışmaya kaç siyasetçi dahil olacak?
***
Konu, askeri hastanelerin açılmasından daha ciddi. Aktarılanlar, askeri doktor açığını kapatmak için kullanılan yolların, nasıl hileli yöntemlere dönüştüğü ve bunun önlemini almak için sürekli ‘yeni bariyerler’ konulduğu.
Çünkü puan açısından daha kolay girilebildiği için askeri tıp eğitimini tercih edenlerin, son yıl özel üniversitelere yatay geçiş yaparak kaçtığı, ceza miktarı olarak belirlenen tazminatı da devlete taksitle ödeyerek kendilerini hileli bir yola sivil hayata attıkları!
Öyle ki bazı yıllar 145 askeri tıp öğrencisinden sadece 14’ü askeri doktor olarak mezun olup, hizmet vermeye başlamış! Kalanların tamamı sivil hayata kaçmış…
Konu bu yönüyle askeri hekim açığına yol açmış.
***
Aktarılanlara göre, şu anda yeşil elbise altında hizmet verecek 1.200 doktora ihtiyaç var. İhtiyacın düzenli karşılanması için her yıl en az 200 askeri doktorun eğitime alınması gerekiyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin İstanbul ve Ankara kampüslerinde bu yıl 240 askeri tıp öğrencisi için start verilmiş. Bunların bir kısmı yolun yarısında fire veriyor. En az 170-180 doktorun sisteme katılması gerekiyor. Bunu sağlamak için yöntem değiştirilmiş.
Şöyle ki; bir öğrencinin tıp okuyabilmek için başarı sıralamasında ilk 7 binin içinde olması gerekiyor. Ancak askeri tıp okuyacak öğrenciler ilk 28 binin içinden seçiliyor. İlk aşamada zaten avantajlı olarak yola çıkıyorlar.
Oldukça adaletsiz gibi görünen bu aşamadan sonra askeri tıp eğitimi alan öğrencilerinin büyük bölümü, son sene özel bir tıp fakültesine geçiş yaparak, sivil eğitimi tercih ediyor. Devlete ödenecek tazminat yüksek olmadığı için onu da taksitle ödeyerek ‘sivil doktor’ olarak hayata başlayabiliyorlar.
***
Bu hileli yöntem yıllar içinde artınca ve askeri tıp hizmetiyle ilgili zafiyet oluşunca, MSB ve üniversite yönetimi el ele verip yöntemi değiştiriyor.
MSB, askeri doktor eğitiminden vazgeçenlere uyguladığı tazminatı yükseltiyor. Taksit olanağını da kaldırıyor. Aktarılana göre, geçtiğimiz yıldan bu yana bazı istisnai durumlar dışında artık bu yöntem kolay yolla sivil tıp fakültelerine girmenin önü kapatılıyor.
‘Askeri doktor olmayacaksan, tercih yapma’ dendiği belirtiliyor.
***
NATO’da askeri hastanesi olmayan tek ülke olmanın yanı sıra, askeri doktor ve askeri sağlık personeli eğitimi konusunda yaşanan zafiyetler, son 10 yılda ciddi tavan yapmış.
Sorunlara bütüncül bakan taslak henüz siyasetin önüne gelmedi. Taslakta, her coğrafi bölgede en az bir askeri hastanenin açılması, askeri sağlık personeli eğitiminin firesiz ve planlı olarak belirlenerek yapılması, askeri hastanelerin askeri personel tarafından yönetilmesi gibi birçok başlık var.
AKP’liler ise askeri tıp eğitiminin sivil üniversitelerde kalması, askeri hastanelerden sadece askerlerin değil, emniyet mensupları dahil tüm güvenlik birimlerinin yararlanması, hatta bu pakete vali, kaymakam ve müsteşarların da dahil edilmesi, bu hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlı olması gibi konularda ısrar ediyor. Bir nevi ‘sulandırma’ diyenler var!
Bakalım yeni yasama döneminde Bahçeli yine anımsatacak mı?
Hazırlanmış taslak raftan inecek mi?