Kaşif Kozinoğlu soruşturması dönüp dolaşıp Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin birkaç sahnesine sıkıştırıldı: Senaristler öleceğini nereden biliyordu?
Aslında… Tüm soruların yanıtını dönemin kronolojisi veriyor. Kozinoğlu, dizinin o bölümü yayımlanmadan aylar önce Türkiye’nin gündemindeydi. 10 Mart 2011’de tutuklandı...
11 Mart 2011’de Habertürk’ten Bülent Ceyhan, Kozinoğlu’nun savcılık sorgusunu ve Odatv bilgisayarında bulunduğu ileri sürülen Koz.doc dosyasının içeriğini yayımladı. (Ceyhan, 11 ay sonra Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılacağını haberleştiren ilk “gazeteci” oldu. 15 Temmuz FETÖ darbesinden sonra yurt dışına kaçtı.)
Habertürk’ten bir gün sonra Yeni Şafak ve Star gazeteleri haberi aynen kopya etti. İhlas Haber Ajansı/İHA Koz.doc’un içeriğini aynı gün abonelerine geçti…
Demek ki o dönem Kozinoğlu ne gizli bir isimdi ne de kamuoyunun ilk kez duyduğu biri...
FETÖ, yürüttüğü psikolojik harekât için medyayı sürekli yönlendirdi; doğrulanmamış, çarpıtılmış bilgiler günlerce manşetlerden inmedi.
Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Kozinoğlu ölüm sahnesi ise 10 Kasım 2011’de yayımlandı. Bu haberlerden sekiz ay sonra…
“Senaristler Kozinoğlu’nu nereden biliyordu” sorusu tek başına bizi fazla uzağa götürmez. Daha ciddi bir yere bakmak gerekiyor:
“MİT’in kara kutusu”
FETÖ medyası 2011’de ne yazdı?
Nedense bunu konuşan pek yok.
Kozinoğlu’nun ölümünden sonra Zaman gazetesi yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı köşesini Kozinoğlu’na ayırdı. Kozinoğlu için “MİT’in kara kutusu” dedi. Ölümünün şüpheli olduğunu yazdı. “Kozinoğlu ‘gizli tanık’ olacak, itiraflarda bulunacak, bildiklerini anlatacaktı; bundan korkanlar onu öldürmüş olabilir” diye yazdı.
Dumanlı’nın yazısı, okuru Ergenekon’a götürüyordu.
Aynı gün FETÖ dergisi Aksiyon, Kozinoğlu’nu kapak yaptı:
-“Hayalet MİT’çinin ölümünde alfa radyoaktivite şüphesi.”
Dergiye göre Kozinoğlu, MİT mensupları, generaller ve siyasetçiler hakkında çok bilgi sahibi olduğu için öldürülmüştü...
Yine FETÖ medya çevresinden Erkan Acar, Kozinoğlu üzerine “Kod Adı Köroğlu: MİT’in Kozmik Odası–Kaşif Kozinoğlu” kitabını yazdı. (Acar, Zaman’da haber koordinatörü idi. FETÖ’nün medya yapılanması davasında yargılandı; yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Şimdi New York merkezli PEN America’da çalışıyor.)
Bir başka isim: Bugün gazetesi yazarı, eski savcı Gültekin Avcı da Kozinoğlu’nun doğal yolla ölmediğini ima etti. Otopside kolayca saptanamayacak bir madde verilerek öldürülmüştü… (G. Avcı da yıllar sonra FETÖ soruşturmalarında tutuklandı, ağırlaştırılmış mahkûmiyet aldı.)
Uzatmayayım, Fehmi Korulara filan girmeyeyim…
“Kozinoğlu neden öldürüldü” sorusunu FETÖ medyası 2011’de hayli yazdı, konuştu: Kozinoğlu gizli tanık olacaktı, Ergenekon hakkında konuşacaktı, öldürüldü…
FETÖ dili kısa sürede kişiden kuruma geçti; hedefinde MİT vardı…
Asıl mesele örtülüyor
Sadece FETÖ medyasına bakmak yetmez. Dönemin “liberal-sol” gazetesi Taraf ne yazıyordu?
Önce tarihi hatırlayalım: 13 Eylül 2011.
MİT ile PKK yöneticileri arasında yapılan Oslo görüşmelerinin ses kayıtları internete sızdırıldı.
Böylece MİT’in PKK ile görüşmesi, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın o masada Başbakan Erdoğan’ın temsilcisi olarak bulunması ayrıntılarıyla kamuoyu önüne getirildi.
İki ay geçti. 16 Kasım 2011.
Taraf yazarı, -sonradan FETÖ soruşturmalarında firari duruma düşen- Emre Uslu şu başlığı attı: “KCK yöneticileri MİT elemanı.”
Uslu iddiasını büyüttü: Bu kişilerin KCK içinde yükseldiğini, eylemlerde rol aldığını, Emniyet’in kimliklerini bildiği için bunların üzerine gidemediğini yazdı.
İma açıktı: Terörü büyüten yalnız PKK değildi, MİT de örgütün içindeydi!
Artık gazetelerde tartışılan, Oslo görüşmesi değildi. MİT’in KCK’nın içinde ne yaptığıydı...
Sonra Uludere geldi…
28 Aralık 2011 gecesi 34 yurttaş savaş uçaklarının bombardımanında öldü.
Taraf şu manşetle çıktı:
-“Devlet halkını bombaladı.”
Aynı gün Mehmet Baransu’nun yazısının başlığı şu oldu:
-“Yanlış istihbarat MİT’ten.”
Baransu, MİT’e çalışan PKK içindeki kişinin yanlış istihbarat aktardığını yazdı.
Tarih: 2 Ocak 2012.
Taraf yine MİT’i manşetine taşıdı: “MİT’ten rapor üstüne rapor.”
MİT, gazetenin Uludere’ye ilişkin iddialarını “tamamen yalan ve hayal mahsulü” diye niteledi.
Kozinoğlu’yla başlayan, MİT’i sürekli zan altında bırakan yayınların ardından FETÖ harekete geçti…
Tarih: 7 Şubat 2012.
Hakan Fidan başta olmak üzere MİT’in tepesine operasyon yapmak istedi.
Taraf bu kez savcılık dosyasını manşete taşıdı:
-MİT yöneticileri PKK/KCK’ya yardım etmekle suçlanıyor. Toparlarsam:
Kurtlar Vadisi Pusu tartışması işin magazin tarafı. Asıl bakılması gereken şu:
Sovyetler sonrasında ABD öncülüğünde kurulan yeni dünya düzeninde, başında “İrancı” olduğu söylenen MİT’e yönelik FETÖ operasyonu hangi büyük hesaplaşmanın parçasıydı?