Galatasaray ilk yarıda en iyi maçlarından birini oynamadı ama Barcelona karşısında bile kazanabileceğini gösterdi. Tüm Avrupa’nın en formda takımı Barcelona, İstanbul’a 9 resmi maçını da kazanarak geldi. Üstelik bu müsabakalarda tam 39 gol atarak ve maç başı 4.3 gol ortalaması yakalayarak. Galatasaray’ın karşısına da ağır favori çıktılar.
Maç bu havada başladı ama saha da ilk yarıda o fırtına gibi Barcelona yoktu. İlk şutları bile 15. dakikadan sonra geldi.
Basın toplantısında teknik direktörleri Hansi Flick, Galatasaray’dan çekindiklerini söylemişti ama pek inandırıcı olmamıştı.
Maç ise gerçekten Galatasaray’ın adının onlara bir endişe verdiğini gördük.
Galatasaray çok iyi işler mi yaptı? Hayır! İlk yarım saatte savunmada iyi durdular, Lamine Yamal’ı iyi kapattılar. Batrakov’un attığı gol organize bir kontrataktan geldi.
Sonrasında beklendiği gibi Barcelona atak üstüne atak geliştirdi, şut üstüne şut attı. Burada Uğurcan sahne aldı. İlk yarıda kurtardığı 4-5 pozisyon var ki “İşte Uğurcan bu” dedirtti. Yediği gol Barcelona adına bir şanstı. İkinci devre o da kayıplara karıştı.
İkinci yarı Barcelona oyunun tüm hakimiyetini eline aldı. İkinci golü de erken buldular ve sonrası çorap söküğü gibi geldi.
Batrakov’un golüyle öne geçen Galatasaray, Sporting maçında olduğu gibi geceyi yine kabusla bitirdi.
Şampiyonlar Ligi’ne ikide sıfır ile giren Galatasaray için bundan sonrası daha da zor. Üstelik sahada geçen yılki futbol, geçen yılki mücadele, geçen yılki konsantrasyon yok. Bu atmosferle ilk 24’e girmenin hayalini kurmak bile imkânsız.