Galatasaray ilk yarıda aman aman bir futbol oynamazken de hareketliydi. Bu, çok pozisyona girmelerine neden oldu. Hem uzaktan şutlarda hem karşı karşıya pozisyonda Galatasaraylı oyuncuları durduran Gianniotis’i avlamak, Kocaelispor maçını kazandıran Abdülkerim’e düştü. Milli takımda formda gözükmedi ama Cimbom’da iyiydi Bardakcı. Duran toptaki kafa golüyle de X faktör olmayı başardı.
Batrakov'un ısındıkça, fiziksellikle baş etme alışkanlığı arttıkça daha etkili olacağı görülüyor. Duran
toptaki ortası, boştaki oyuncuyu bulma becerisi alkış aldı.
Leao iki net fırsatı tepti ve özellikle ikinci yarının başında kaçırdığı gol, maçın dönüm noktalarından
biri oldu. Torreira’nın hatalı uzaklaştırması ve devamında yaptığı faul ile atılması, oyun konsantrasyonunu bir an bırakmamak gerektiğine örnek olmalı. Tek bir hata, maçın gidişatını tamamen değiştirdi. Devamındaki pozisyonun oluşması şanstı belki ama Rak-Sakyi dikkat çekici bir oyuncu ve dikkat çekecek bir gol attı.
Galatasaray'ın beraberlik sonrası bocalaması, Osimhen’in girişiyle biter diyenler yanıldı. Çünkü orada Batrakov gibi bir pasörü aradı. Eksik kalmak dünyanın sonu değil. Kötü de oynamıyorken Rus oyuncunun kenara gelmesi, Galatasaray’ın son dakikalarda gol için kaosa ihtiyaç duymasına yol açtı.
Böyle bir kaos anı da 90’da geldi. Üç savunma oyuncusu birden toptan kaçınca Barış Alper affetmedi.
10 kişiyle gelen 3 puan kadar önemli olan Galatasaray’ın sallantılı, git-gelli oynarken bile kazanabilmesi... Sezon sonunda çok hatırlanacak bir galibiyet.