Bugün çok önemli ama bir o kadar da incitici bir konu üzerine yazmak istedim:
Yaşlı düşmanlığı...
Son yıllarda fark ediyor musun bilmiyorum ama toplumun bir kesimi yavaş yavaş, “yaşlı” kelimesine, olumsuz bir anlam yüklemeye başladı...
Önce milyonlarca emeklinin maaşı, insanca yaşamayı zorlaştıracak seviyelere indirildi...
Ardından yaş üzerinden yapılan küçümseyici söylemler çoğaldı...
Oysa hepimizin unutmaya başladığı çok basit bir gerçek var:
Bugün genç olan herkes, yarın yaşlanacak...
***
Bu nedenle kişinin yaşlılığı küçümsemesi, aslında kendi geleceğini küçümsemektir...
Ekranlarda ya da sosyal medya platformlarında; yaşlılığın aşağılandığı, gençliğin ise kutsandığı tartışma ya da yorumları görünce aklıma hep, büyük sanatçı Orson Welles ve harika bir slow müziğin üzerine yaptığı şarkı tadındaki muhteşem sohbeti geliyor:
“I Know what it is to be young...”.
O şarkı tadındaki sohbet bence hayatın en büyük derslerinden biridir...
“Ben genç olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum ama sen yaşlı olmanın nasıl bir şey olduğunu henüz bilmiyorsun…”.
Ne kadar derin bir söz...
Yaş almak bir tercih değil; hayatın doğal akışıdır canlarım...
Zihnen yaşlanmak ya da genç kalmak ise: bizim tercihimizdir...
***
Öyle insanlar tanıyorum ki, yirmi beş yaşında umutlarını tüketmiş...
Yeni bir fikir duyduklarında kapılarını kapatıyor...
Öğrenmeyi bırakmış, hayata küsmüş...
Ama seksen yaşında ve üzerinde insanlar görüyorum; kitap okuyor, teknoloji öğreniyor, yeni dostluklar kuruyor, gençlerle sohbet ediyor, hâlâ üretiyor…
Hangisi daha genç?..
***
Demek ki gerçek yaş, nüfus cüzdanında yazan rakam değil; insanın zihnidir, merakıdır, vicdanıdır...
Bir toplum, gençlerin enerjisine ne kadar ihtiyaç duyuyorsa…
Büyüklerinin tecrübesine de o kadar ihtiyaç duyar...
Biri geleceği kurar, diğeri geçmişten ders çıkarır...
Bu ikisini birbirine düşman etmek, toplumun iki kanadını kırmaktır...
O yüzden canlarım...
Gelin yaşımıza değil, zihnimize yatırım yapalım...
Öğrenmekten vazgeçmeyelim...
Merak etmeyi bırakmayalım...
Birbirimizi doğum tarihimize göre değil, insanlığımıza göre değerlendirelim...
Çünkü insanın gerçek değeri kaç yaşında olduğu değil…
Aklını, vicdanını ve kalbini ne kadar genç tutabildiğidir...
Kendinize çok iyi bakın sevgili yaşıtlarım...