Hayatın bütün gürültüsü içinde insan bazen rakamlara, kavgalara, gündelik tartışmalara takılıp kalıyor...
Oysa her meselenin merkezinde insan var...
Bir gencin umudu... Bir emeklinin huzuru... Bir çocuğun geleceği... Bir annenin duası var...
Bir anne düşünün; yıllarca çocuğunun öğrenimi ve eğitimi için dişinden tırnağından artırmış...
Bir genç düşünün; sınavlar, dersler, projeler, mezuniyet heyecanı...
Ve sonra; elinde diploma... Kaderinde(!) işsizlik...
***
Oysa ve bence Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri artık sadece işsizlik değil canlarım...
Umutsuzluk, işsizlik kadar en az derin bir başka yara…
Üniversite mezunu gençler her sabah yeni bir ilan umuduyla uyanıyor…
Yüzlerce başvuru yapıyor... Aylar geçiyor... Yıllar geçiyor... Telefonu çalmıyor...
***
Kimi kendi eğitim, öğrenim alanında iş bulamıyor...
Kimi asgari ücretle çalışmaya razı oluyor...
Kimi ise bavulunu hazırlayıp başka ülkelere gitmenin yollarını arıyor...
Ve canlarım asıl kayıp burada başlıyor...
Çünkü ülke yalnızca gençlerini değil, onların hayallerini de kaybediyor...
Gelecek sorunu da var
Üniversite sayısını arttırmanın çözüm olmadığını hep birlikte gördük… Diplomaların karşılığını verecek üretimin, yatırımın ve istihdamın aynı hızda artmaması, çok büyük sorun…
Bir mühendis kasada çalışıyorsa... Bir öğretmen yıllarca atama
bekliyorsa...
Bir genç mezun olduğu bölümle ilgisi olmayan işlerde tutunmaya çabalıyorsa...
Ortada sadece ekonomik bir sorun yok aynı zamanda bir gelecek sorunu da var demektir...
***
Diplomaların karşılığını verecek üretim, yatırım ve istihdam aynı hızda artmıyorsa…
Üniversite sayısını arttırmanın çözüm olmadığını gördük…
Bir mühendis kasada çalışıyorsa...
Bir öğretmen yıllarca atama bekliyorsa...
Bir genç mezun olduğu bölümle ilgisi olmayan işlerde tutunmaya çabalıyorsa...
Ortada sadece ekonomik bir sorun yok aynı zamanda bir gelecek sorunu da var demektir...
Sözümün özü canlarım
Gençler lütuf istemiyor...
Gençler sadece emeklerinin karşılığını almak... Alın terlerinin bir değeri olduğunu görmek...
Hayata birkaç adım geriden değil, eşit şartlarda başlamak istiyor...
Unutmayalım; bir ülkenin gerçek zenginliği binaları, yolları ya da rakamları değildir...
Gerçek zenginlik, umutla yaşayan gençleridir...
***
Eğer gençler geleceğe inancını kaybederse: Ekonomi de kaybeder... Demokrasi de kaybeder...
Toplum da kaybeder çünkü: Umutlarını yitiren gençlerin ardından...
Bir ülkenin geleceği de sessizce uzaklaşmaya başlar...
Genç işsizliği meselesinde asıl yaraya dokunan yer ise…
İşte tam da orasıdır…