Rakamlar yalan söylemez, rakamlar acıtır. Yine acıttı. Şöyle anlatayım; 16 Mayıs 2025’te bankaların peşinden koştuğu, tahsil edemediği batık alacak tutarı ne kadardı? Tam 395 milyar 576 milyon TL… O kadar milyar fazla mı geldi? Gelmesin!

Peki, 15 Mayıs 2026 itibarıyla ne oldu? Sıkı durun! 718 milyar 880 milyon TL… Bunlar BDDK’nın resmi rakamları…

Sadece bir yılda net 323 milyar liralık yeni batık yükü eklenmiş sistemin üzerine. Yıllık artış oranı yüzde 81.7! Enflasyonun neredeyse üç katı hızla batan bir kredi hacminden bahsediyoruz.

***

Daha da fenası… Bu batıkların 709 milyar lirası Türk Lirası cinsi kredilerden oluşuyor. Zaten döviz geliri olmayana döviz kredisi vermiyorlar.

Bunun anlamı yabancı parayla iş yapan, döviz geliri olan dev ihracatçılara, holdinglere bir şey olduğu yok. Onlar bir şekilde gemisini yürütüyor.

Batan kim? Doğrudan TL bazlı gelir elde eden, maaşıyla ayakta kalmaya çalışan vatandaş ve iç piyasaya mal satan esnaf!

***

Bireysel krediler ve kredi kartlarındaki toplam batık miktarı bir yılda 165 milyar liradan 294 milyar 684 milyon liraya fırladı.

Hele o bireysel kredi kartlarındaki batık artışına bak; Yüzde 84.6’lık rekor bir yükselişle 155 milyar lirayı aştı. İhtiyaç kredileri derseniz, o da 137 milyar lirayı geçti.

Sahi nasıl ödenecek bu para? Ödenemeyecek! Zaten batık ya bunlar… Hah işte yanına yenileri eklenecek.

Peki, neden bu hale geldik? Nedeni çok basit… Matematik!

Gelir artmadığı gibi maaşlar eridi. 1 Ocak 2026’da asgari ücreti 28.075 TL yaptılar. Yüzde 27 zam verdik diye övündüler. Ama resmi enflasyon yüzde 32.37!

Vatandaşın mutfağındaki gıda enflasyonu yüzde 34.55, kira ve konut enflasyonu yüzde 46! Hem de TÜİK marifetiyle zımparalanmış verilerle… Yani vatandaşın maaşı daha cebine girmeden eridi.

***

Vatandaş ne yapıyordu? Yaşamı sürdürmek, çocuğuna bez almak, evine peynir götürebilmek için kredi kartına sarılıyordu.

Bir bankadan nakit avans çekip, öbür bankanın kart borcunu kapatıyordu. Ekonomi yönetimi ne yaptı? “Dur” dedi.

Kart limitlerini gelirin 4 katıyla sınırladı, kullanılmayan limitleri tırpanladı, ek hesap limitlerini kuşa çevirdi.

Kart borcuna uygulanan faizleri yüzde 4.25’e kadar çıkardılar. Borcu borçla kapatma mekanizması tekleyince milyonlarca vatandaş bir anda duvara tosladı ve temerrüde düştü.

***

Toplamda 24.612.000 icra dosyası sisteme girildi. Yalnızca 2026’nın ilk üç ayında 2 milyon 844 bin yeni icra dosyası açıldı. Günde ortalama 26 bin yeni dosya sisteme giriyor.

İcra takibindeki toplam vatandaş sayısı 4 milyon 271 bin kişiye ulaştı. Yahu bu rakam Avrupa’daki birçok ülkenin toplam nüfusundan fazla!

Bizi Kılıçdaroğlu ismindeki kuklayla oyalamaya çalışıyorlar ama şimdiden geçmiş olsun Türkiye! Bu borç sarmalının kolay bir çıkışı yok öyle!