Ankara merkezli siyasi kaosun sonuçlarını buğday taban fiyatlarıyla izah eden siyasetçilerin söyledikleri çok ilginç. Bütün bu hukuk dışı operasyonların iktidarın işine yaramayacağının en önemli göstergesi olarak buğday taban fiyatları gösteriliyor!
Çünkü onlar için ölçü, Ankara’da kurulan tuzaklar değil. Vatandaşın memnuniyeti. Son açıklanan buğday taban fiyatlarının, çoğunluğu AKP seçmeni olan çiftçileri çileden çıkardığını anımsatan AKP’li siyasetçiler, bunun sadece üretimden uzaklaşma değil, partiden uzaklaşma sonucu doğurduğunu anlatıyorlar. Kendilerine gelen tepkiler çığ gibi.
***
Son siyasi gelişmeleri ‘partinin refleksi yok olmuş’ sözleriyle değerlendiren bazı siyasetçilerin ‘taban analizleri’, büyük anket şirketlerinin büyükşehirlerde oturup telefonla yaptıkları araştırmalara benzemiyor. İlgisiz gibi görünen konular arasındaki bağ onları ürkütüyor. Bu bağlamda yapılan analizlere bakarsak;
- “Mahkeme eliyle siyaset mühendisliği yaparak bir yere varılamaz. Eskiden partimizin yanlıştan dönme refleksi vardı. Tamamen kaybedilmiş. Bir taraftan rakiple uğraşırken, diğer yandan halkın sorunlarına çözüm üreten bir ruh halinde değiller. Açıklanan buğday taban fiyatı bunun göstergesidir. Çiftçi mazot, gübre ve üretim masrafları altında ezildi.
- Bunun benzerini bayramında verilecek emekli ikramiyesinde yaşadık. 2 bin lira ilave yapılacağından çok emindik. Cumhurbaşkanını ekrana çıkarıp, artışsız ikramiyeyi ve maaşları müjde olarak açıklattılar. Bunu kim yaptırıyorsa, partiyi içerden oyuyor. Buğday taban fiyatları da maden işçilerine reva görülenler de aynı.
- Görevden alınan il başkanlarına bakıyorsunuz. ‘Yenilenme ve değişim’ diye anlatılıyor. Ama içlerinde çok kıymetli isimler var. Merkezden gelen bir telefonla istifa ettiriyorlar. Sonra öğreniyoruz ki; şehrin ağa babaları onları görevden aldırmış. Sürekli hatalı adımlar atılıyor.
- Siyaseti bilmeyenlerin, muhalefetin bölünmesinin iktidara yarar sağlayacağı iddiaları son derece geçersiz. Siyaset, ‘birleşik kaplar teorisi’ gibi işler. Muhalefete yaşatılanların iktidara fayda sağlaması mümkün değil.
- İktidar medyasında çıkıp parti adına konuşan arkadaşları dinlediğimizde beyin damarlarımız yanıyor. Vatandaşın feraseti bambaşkadır. Bütün bunlar bize yarar sağlamayacak, tam tersi sonuçları olacak. Vatandaş makul bir orta yol bulup, bu cambazlığın içinde olanları eleyecek. Kötülük abat olmaz.
- Kötülüğün bir parçası gibi algılanmak ağrımıza gidiyor. Biz söyleyeceğimiz her şeyi söyledik ama sabah baktık bambaşka bir şey uygulanıyor. Partideki orta kuşak daha cesur, yanlışları daha iyi ifade ediyor. Ama partide abimiz dediğimiz, büyüklerimiz dediğimiz belli makamlarda oturanların hiç sesi çıkmıyor…”
***
Öte yandan bu siyasi kaosun ekonomiye etkileri, parti içinde en çok konuşulan konulardan biri. Mutlak butlan kararı en çok ekonomi yönetiminin canını yakmış. Parti kurmayları hem yerel hem küresel değişkenler yüzünden ekonomi programının revize edilmek zorunda kalındığını anlatıyorlar.
Eski inançları kalmamış gibi. “Bütün yaşananlardan sonra cari açıkta değişiklik olacaktır. Büyüme rakamları öngörülenin gerisinde. Kur ve faiz oranları ortada. Beklendiği gibi düşmeyecektir. Enflasyonun kontrolü zorlaştı, kur baskılama zorunlu olarak devam edecek” yorumları yapılıyor.
Kimse, yaratılan siyasi kaosun yararından söz edemiyor…