Sonunda ortaya çıktı… Adı pek cafcaflı:
-Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi!
Kim kiminle dayanışıyor, toplumsal bütünleşme nasıl güçlendiriliyor diye soracak olursanız gayet basit.
-İmralı’daki Abdullah Öcalan, Kuzey Irak’taki PKK’lı teröristler, Avrupa’daki örgüt ileri gelenleri ile dayanışıyor, yıllardır, on binlerce insanımızın kanına giren teröristlerle de bütünleşiyoruz!
Meclis Başkanlığı’na 360 imzayla sunulan kanun teklifini kimler imzaladı peki?
-AKP, MHP, DEM parti, HÜDA PAR, Butlan yönetimindeki CHP ve yeni Yol Grubu’ndan bazı milletvekilleri.
İlgili İhtisas Komisyonu 7 Ağustos Cuma günü toplanacak. Oradan Meclis Genel Kurulu’na gelecek, sonrası kolay… AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, MHP’li Feti Yıldız’la birlikte ortak açıklama yaparken gayet mutlu görünüyordu. Hatta imza sayısının daha çok artacağını bile söylüyordu…
Teknik açıklamalar yaptı. Süreci özetledi, bugünlere nasıl gelindiğini açıkladı… Kısa adı “Çerçeve yasa” olan kanun teklifi yalnızca 12 sayfadan oluşuyor. Üstelik yürütme ve yürürlük maddelerini de kapsıyor.
Güler, komisyonun bir diğer önemli görevinin, örgütün (PKK) silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemek olduğunun da altını çizdi. Diğer bir deyişle, kanunun silah bırakılması ve örgütün kendisini feshettiğinin teyit edilmesiyle birlikte işlerlik kazanacağını anlattı…
Düzenleme bir af algısı oluşturmamalıymış!
Peki maddeler ne diyor, bakın AKP Grup Başkanı Güler bunu nasıl anlattı:
-Raporda bu doğrultuda gelişen olayların örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin etmeye yönelik olmaması gerektiği belirtilmektedir. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı şekilde toplumla bütünleşmesi ve topluma kazandırılması noktasında da bir hedef ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir…
Biraz uzun ve ağdalı değil mi? Ben Türkçeye çevireyim; Teröristlerin sağlıklı bir şekilde topluma kazandırılması ve hukuki haklarının teslim edilmesini anlatıyor muhterem AKP Grup Başkanı!
Asıl bomba da bundan sonra geliyor. Bakın Güler hassasiyetle ne rica ediyor görelim:
-Tabii burada yine raporun 6.3 maddesinde yapılacak yasal düzenlemelerin toplumda asla bir cezasızlık ya da af algısı oluşturmaması gerektiği de açıkça ifade edilmektedir…
Yine uzun ve ağdalı bir üslup…. Bunu da Türkçeleştireyim. Güler diyor ki, aman ha af filan diye ortalığı karıştırmayın…
-Ne güzel!
Bu af değilse nedir?
Güzel de maddeleri okuduğunuzda bunun kaymaklı ekmek kadayıfı kıvamında af yasası olduğunu çocuğun önüne koysanız anlar!
Hiç uzatmadan bir örnek vereyim; örgüt yöneticiliği, örgüt üyeliği, yardım ve yataklık, propaganda gibi suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından örgüt mensupları için 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıl erteleme, 15 yıl ve üzeri cezalarda da 10 yıl erteleme öngörülüyor. Sonrasında da ya dava düşüyor ya da ceza tamamen siliniyor!
-Peki, bu ne demek? Bal gibi af demek tabii ki!
Gelelim terörist başının statüsü meselesine… Bunun yanıtı da şahane! Kanun teklifindeki maddelerden birinde 2005’ten önce ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olanların bu çeşit “sağlıklı bütünleşmelerden!” yararlanamayacağı belirtiliyor. Görüntüde milletin isyanını bastıracak “Apo’ya af yok” söylemi kullanılmış olduğu adeta bas bas bağırıyor.
Ancak açıklamayı yapan AKP Grup Başkanı bu konuda sorulan soruya nasıl yanıt verdi:
-Bunlar idari düzenlemelerle yapılacak işlerdir. Adalet Bakanlığımız bu konuda düzenleyici işlemler yapabilir. Ayrıca yasal düzenlemeye ya da özel bir statüye ihtiyaç yok!
-Burası da sözün bittiği yer… Zaten bu teklife ilk imzayı atan Devlet Bahçeli ne demişti?
“Sayın Öcalan’a umut hakkı!”